Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/5308 E. 2012/771 K. 30.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5308
KARAR NO : 2012/771
KARAR TARİHİ : 30.01.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin işverence haklı ve geçerli sebep olmadan ileri sürerek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine ve yasal sonuçlarına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının distribütörlüğü sona eren bir firmanın içinde bulunduğu ekonomik sıkıntı ve taşıdığı risk konusunda şirket satış yönetimini uyarmamak suretiyle zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, şirketi bu firmadan alacaklarını tahsil edemez duruma getirdiğini, davacının sorumlu olduğu bölgedeki satış noktalarından ocak-mayıs 2009 tarihleri arasında 50’den fazla şikayet geldiğini, davacının uyarıları dikkate almadığını, bu nedenle iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacıya savunmasını hazırlaması için makul süre verilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda davacının işverence yapılan uyarılara rağmen iş tanımı kapsamında kalan görevlerini gereği gibi dikkat ve özenle yapmadığı, bu nedenle işverenin zarara uğradığı, davacının davranışlarının işyerinin normal yürüyüşünü olumsuz etkileyen haller olduğu, işyerinde olumsuzluklara yol açacağı ve iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içerisinde beklenemeyeceği bilirkişi tarafından da tespit edilmiş olup fesih geçerli nedene dayanmaktadır.
Davacı yargılama süresince, kendisine savunmasını yapması için makul süre verilmediği, savunmasının usulünce alınmadığı yolunda bir iddiada bulunmamıştır. Esasen dosyada bulunan davacı savunmasının gayet ayrıntılı olduğu ve yeteri kadar üzerinde düşünüldüğü anlaşılmaktadır. Hal böyleyken mahkemece tarafların ileri sürmediği ve resen dikkate alınması gerekmeyen bir durumda davacının savunmasının usulünce alınmadığı şeklindeki hatalı değerlendirmeyle davanın kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 420,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 30/01/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.