Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/636 E. 2011/7173 K. 09.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/636
KARAR NO : 2011/7173
KARAR TARİHİ : 09.12.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Dairemiz Üyesi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili; müvekkilinin 01/01/2001 tarihinde davalı işyerinde çaycı olarak çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin 22/12/2008 tarihinde haklı ve geçerli bir sebebe dayanılmaksızın feshedildiğini, fesih yazısında belirtilen nedenlerin kanunun aradığı açıklıkta olmadığını, iş sözleşmesinin İş Kanunu’nun 25/2-e ve b fıkraları gereğince feshedilmesine rağmen kıdem ve diğer haklarının ödendiğini beyan ederek feshin geçersiz olduğunun tespiti ile işe iade kararı verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; davacının iş sözleşmesinin feshine yol açan davranışlarından önce de başka çalışanlara sataşmayı, davranışları hakkında uyarıda bulunulduğunda da bağırarak beddua etmeyi davranış biçimi olarak adet edinen bir kişi olduğunu, davacının her seferinde uyarıldığını, 25/11/2008 tarihinde de üç olay hakkında kendisinden savunma alındığını, fesih nedeninin açıkça bildirildiğini ve feshin geçerli nedene dayandığını beyan ederek davanın reddini talep istemiştir.
Karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalı tarafından çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapıldığı, davacının personel atama ve eğitim işinde çalışmakta iken raf düzenleri ve ambalajlama ile ilgili bir göreve atandığı, davacının atandığı görevle ilgili “iş tanımı” yapılmadığı, davacıya verilen yeni görevin önceki işiyle alakası olmadığı, dolayısıyla iş koşullarını ağırlaştırdığı için yeni görevin davacı tarafından kabul edilmediği, bu hareketin 4857 sayılı Kanun’nun 25/II. maddesi anlamında “verilen görevi yerine getirmeme” sayılamayacağı kanaatine varılarak davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş ise de,
Davacının, eşiyle birlikte davalı şirkete ait araçla işe gittiği, buna rağmen bunu masraf olarak gösterdiği, Amerika seyahati sırasında davacının çocuğuna ait masrafları da şirket masrafları olarak davalı şirketten istediği, bununla ilgili olarak şirket çalışanlarına bağırıp çağırdığı, dosya kapsamına göre sabit olan bu eylemlerin haklı sebebi oluşturduğu, bununla birlikte iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli nedenle feshedildiği, her haklı sebebin aynı zamanda geçerli neden de oluşturduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde davacının işe iadesine karar verilmesi hatalı bulunmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu 20 maddesinin 3. fıkrası uyarınca hükmün bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-)Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)Davanın REDDİNE,
3-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-)Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100.00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 09.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.