YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6371
KARAR NO : 2012/14090
KARAR TARİHİ : 21.06.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın feshedildiğini, fesih bildiriminde ifade edilen nedenlerin personel çıkartılmasını gerektirmediğini, fesihte keyfi davranıldığını, son çare ilkesine uyulmadığını belirterek müvekkilinin işe iadesine ve kanuni haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, feshin geçerli nedene dayandığını, kurumun sahip olduğu, davacının da çalışmakta bulunduğu Gölbaşı ve diğeri de Tandoğan’da bulunan iki sosyal tesisin kapandığını, çalışanların iş sözleşmelerinin feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, fesih bildiriminin açık ve kesin neden bildirilmesi koşuluna aykırı olduğu, ayrıca işletmesel kararın tam olarak uygulanması ve sonuçlarının görülmesi beklenmeden, feshin son çare olması ilkesine aykırı olarak yapıldığı, geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre, davalı kurumun Gölbaşı sosyal tesislerinde tesis müdürü olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, birlik yönetim kurulu kararı gerekçe gösterilerek feshedilmiştir. Mahkemenin açık ve kesin fesih bildiriminde bulunulmadığı yönündeki değerlendirmesi hatalı olup, ilgili yönetim kurulu kararının Gölbaşı Eğitim ve Dinlenme tesisinin gelirlerinin giderlerini karşılamaya yeterli olmaması nedeniyle her yıl oluşan bütçe açığı dikkate alınarak, tesisin faaliyetine 01.12.2009 itibariyle son verilmesi, istihdam edilen 22 personelin iş akitleri ile ilgili olarak birlikler yönetim kurulları tarafından karar alınması, fesih halinde tüm yasal haklarının ödenmesi hususunda olduğu bilinmektedir. Davacının tüm çalışma süresi boyunca hizmet verdiği Gölbaşı sosyal tesisi ile birlikte Tandoğan’da bulunan diğer sosyal tesis de kapatılmıştır. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile 2008 yılından beri çıkarılan işçi sayısının alınan işçi sayısından fazla olduğu, davacı ile aynı işi yapan yeni işçi alınmadığı, sosyal tesislerin kapatılmasından sonra tek genel müdürlük işyerinin kaldığı, burada ise davacının çalıştığı unvana sahip personel bulunmadığı, işyeri kapatılınca tüm personelin de işten çıkarıldığı belirlenmiştir. Delil durumuna göre, fesih geçerli nedene dayanmaktadır, işe iade isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 60,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 21.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.