Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/12079 E. 2013/5125 K. 12.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12079
KARAR NO : 2013/5125
KARAR TARİHİ : 12.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Taraflar arasındaki, fazla çalışma ücretinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.03.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat …… geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalı şirkete ait işyerinde 13.05.1995-30.12.2009 tarihleri arasında satış temsilcisi olarak çalıştığını, kanuni çalışma sürelerini aşarak çalıştırılmış olmasına rağmen hakkı olan fazla çalışma ücreti alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, bu alacağının tahsilini istemiştir
Davalı, davacının satış bölge sorumlusu olarak çalıştığını ve çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının fazla çalışma iddiasını şahit beyanları ile ispatladığı, bu çalışma karşılığı hak kazandığı ücret alacaklarının ödendiğini gösterir geçerli delil ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir .
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların, şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, yıllık iki yüz yetmiş saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir.
Somut olayda, davalı tarafça ibraz edilen davacıya ait işyeri dosyasının incelenmesinde, 01.11.2005 tarihli yazı ile davacıya 14.11.2005 tarihinden itibaren rut şefi pozisyonuna geçirildiğinin ve yeni pozisyonu sebebi ile yirmi saatlik mesai ücretinin baz maaşına eklendiğinin bildirildiği görülmektedir .
Mahkemece 01.11.2005 tarihli bu yazı içeriği bir değerlendirmeye tabii tutulmalı, davacıya bu tarihten önce ve sonra ödenen ücret miktarları araştırılarak, bu tarihten sonra yirmi saatlik fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil edilip edilmediği belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır . Eksik incelemeye dayalı karar verilmesi isabetsiz olup bu husus bozmayı gerektirmiştir .
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.