YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15551
KARAR NO : 2013/4346
KARAR TARİHİ : 04.03.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, maddi tazminat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işveren vekili, haksız ödenen prim bedellerinin faizi ile birlikte hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı işçi vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davacı ve davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Davacı işveren vekili, prim formalarında ve fiyat listelerinde gerçeğe aykırı değişiklikler yapılarak fazladan prim tahakkuku yaptırıldığı ve haksız kazanç elde edildiğini belirterek haksız ödenen prim bedellerinin iadesini talep ederken, davalı işçi vekilinin, prim formlarının davalının birlikte çalıştığı iç satış elemanı tarafından düzenlendiği, şirket yetkilisi tarafından düzeltmeler yapıldıktan sonra, üst yönetimin onayı ile prim ödemelerinin yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Dosya içeriğine göre, söz konusu olay dolayısı ile davacı hakkında yapılan suç duyurusu üzerine kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, şikayet sonrası altı çalışan hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır. Hernekadar mahkemece, 08.10.2008 tarihli oturumda anılan ceza dosyasında davalı işçi, sanık sıfatına sahip olmadığından sonucunun beklenilmesine yer olmadığına karar verilmişse de, ilgili ceza dosyası ile verilecek karar, bu dosya açısından kesin delil niteliği taşımasa dahi kuvvetli delil sayılacaktır. Ayrıca, davacının olay sonrası iş sözleşmesinin feshedilmesinin ardından açtığı işe iade davasında da, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 27.10.2008 tarih, 2008/25711 esas, 2008/28531 sayılı kararı ile ilgili altı çalışan hakkında devam eden ceza yargılamasının sonucunun beklenilmesi gerektiği belirtilerek mahkemece verilen kararın bozulduğu görülmüştür. Hal böyle olunca mahkemece, altı işçi hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının akıbeti araştırılarak, sonuçlanıp kesinleşmesi beklenildikten sonra oluşacak sonuç tüm dosya içeriği birlikte değerlendirilerek, davalının talep konusu alacaklardan sorumlu tutulup tutulmayacağı belirlenmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Bozma sebebine göre davacı ve davalı vekillerinin diğer temyiz sebepleri inceleme konusu yapılmamıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.