Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/15751 E. 2013/4285 K. 04.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15751
KARAR NO : 2013/4285
KARAR TARİHİ : 04.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma alacağı, ulusal bayram ve genel tatil alacağı ile cezai şart alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin 05.04.2007-13.07.2010 tarihleri arasında davalı işyerinde anaokul faaliyetlerinde öğretici olarak çalıştığını, en son net 1.500,00 TL ücret aldığını, davacının 20.06.2010 tarihinden 31.07.2010 tarihine kadar ücretsiz izne çıkartıldığını, davalı tarafın ihtarname ile müvekkilinin 01.07.2010 tarihinden sonra işyerine gelmediğini iddia ettiğini, davalı işverenin kötüniyetli ve haksız olarak iş sözleşmesini feshettiğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma alacağı, genel tatil alacağı ve cezai şart alacağının davalıdan tahsili talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesin talep etmiştir.
Mahkemece, davacının altıbuçuk aylık hamile olduğu 20.06.2010 tarihinde işveren tarafından aylıksız izne çıkarıldığı, bilahare de göreve başlatılmadığından aylıksız izne çıkarıldığı tarih itibariyle davacının iş sözleşmesinin haklı olmayan nedenlerle feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu bozma içeriğine göre davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı noktasındadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği kabul edilmelidir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.
Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemesi, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Davacı davalı şirkete bağlı kreşte öğretici olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının tüm yıl çalıştığı varsayılarak fazla mesainin hesaplandığı görülmüştür. Davacının çalıştığı işyerinin kreş olduğu dikkate alındığında yaz döneminde ve sömestr tatillerinde kapalı olma ihtimali bulunduğundan bu hususun araştırılması ve sonucuna göre fazla mesainin hesaplanması gerekirken eksik araştırma ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı vekili dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde ihbar tazminatı dışındaki alacak talepleri için mevduata uygulanan en yüksek faiz talebinde bulunmasına göre, mahkemece fazla çalışma ve genel tatil alacakları için yasal faize hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 04.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.