YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16487
KARAR NO : 2013/5197
KARAR TARİHİ : 12.03.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin emeklilik suretiyle sona erdiğini, ancak alacaklarının ödenmediğini belirterek, davalıdan kıdem – ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili alacağının ödetilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının alt işveren işçisi olduğunu, sorumluluğun alt işverenlere ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir,
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı noktasında toplanmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, davacının, alt işverenler ile davalı … arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştırıldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi tarafından, davacının fazla mesai alacağı davacı tanıklarının anlatımlarına göre belirlenmiştir. Ancak, davacının, bir kamu kurumu olan belediye nezdinde çalışmasından dolayı, çalışmaları hakkında asıl işveren olan belediye tarafından kayıt ve belge düzenlenmiş olabileceği düşünülerek, bu belgeler de getirtilmeden sonuca gidilmesi isabetli olmamıştır. Öncelikle alt işverenlerle yapılmış olan hizmet alım sözleşmelerine ait şartnameler ile varsa davacı ve arkadaşlarının günlük çalışmaları ile ilgili olarak asıl işveren belediye tarafından tutulmuş kayıt ve belgeler ve ayrıca günlük puantaj kayıtları getirtilmeli, davalı asıl işveren kamu kurumu olduğundan olabildiğince kayıt ve belgelere ulaşılmalı, bundan sonra tüm deliller yeniden değerlendirmeye tabi tutulmalı ve gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen yönler dikkate alınmaksızın sadece davacı tanıklarının beyanlarına itibar ederek eksik inceleme sonucu yazılı gerekçe ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.