YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16641
KARAR NO : 2013/16843
KARAR TARİHİ : 08.07.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin, fazla mesai, çocuk parası, prim borcu farkı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin 20.04.1994-27.03.2007 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, davacının haklı nedenle iş sözleşmesini feshettiğini, aylık net 3.300,00 TL ücret aldığını, haftanın altı günü onikişer saatlik mesailer yaptığını belirterek kıdem tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin alacağı, fazla mesai alacağı, çocuk parası alacağı ve prim borcu farkı alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 20.04.1994-27.03.2009 tarihleri arasında müvekkili işyerinde çalıştığını, davacının ücretlerinin ödenmemesinden bahisle sözleşmesini feshettiğini, davacının ücretlerinin ödendiğini, bu nedenle kıdem tazminatı talep edemeyeceğini, yıllık izin alacağının bulunmadığını, fazla mesai ücretinin ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının feshe ve davaya konu ettiği 2008 yılı Ekim ayı ücretinin bir kısmı, Aralık ile 2009 yılı Ocak, Şubat ve Mart ayları ücretlerinin fesih tarih itibariyle ödendiğine dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığını, bu nedenle iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu davacının fazla mesai yapıp yapmadığı noktasındadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği kabul edilmelidir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.
Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemesi, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, davacı hergün dört saat fazla mesai yaptığını beyan etmiştir. Davalı taraf ise davacının fazla mesai yapmadığını,ancak istisnai olarak fazla mesai yapması durumunda karşılığı ücretinin ödendiğini belirtmiştir. Davacı tanıkları davacının işyerinde iki vardiya halinde 08:00-20:00 ile 20:00-08:00 saatleri arasında çalıştığını beyan etmişlerdir. Davalı tanıkları ise işyerinde iki vardiya halinde 08:00-17:00 ile 17:00-02:00 saatleri arasında çalışıldığını belirtmişlerdir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanık beyanlarına göre davacının haftanın 6 günü günlük 12 saat çalıştığı, buna göre davacının haftalık 18 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Davalı işyerinde vardiya saatleri konusunda bir açıklık bulunmamaktadır. Vardiye saatleri konusunda taraf tanıkları farklı beyanlarda bulunmuşlardır. Hal böyle olunca taraf tanıklarının beyanları arasındaki bu çelişki giderilmeden, davacının vardiya saatleri netleştirilmeden fazla mesai alacağı hakkında hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 08.07.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.