Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/16989 E. 2013/9588 K. 03.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16989
KARAR NO : 2013/9588
KARAR TARİHİ : 03.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, fazla çalışma, hafta tatili ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece 01.06.2012 tarihli ek karar ile sürenin geçirildiği gerekçesi ile davacının temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Hüküm 23.03.2012 tarihinde davacı vekiline tefhim edilmiş olsa da hükmün tefhimi 6100 Sayı HMK’ya uygun olmadığından temyiz süresi gerekçeli kararın tebliği ile başlamalıdır. Gerekçeli karar davacı vekiline 17.05.2012 tarihinde tebliğ edilmiş, karar davacı vekilince 21.05.2012 tarihinde temyiz edilmiştir. Bu sebeple mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin verdiği 01.06.2012 tarihli Ek kararın ortadan kaldırılmasına karar verildi
Hüküm süresi içinde davacı ve davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, ödenmeyen fazla çalışma, hafta ve genel tatil alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne, hafta tatili alacağının reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı ve davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı ve genel tatil alacağı bulunup bulunmadığı çalışmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür Yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille sözkonusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
5857 sayılı Kanun’un 47. maddesinde, kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücreti ödeneceği hükme bağlanmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde 01.01.2008-31.12.2010 dönemine ilişkin toplu iş sözleşmesi (TİS) dışında başka toplu iş sözleşmesi bulunmadığı, ancak tüm dönem çalışmalarının bu TİS’e göre hesaplandığı, davacının 18.02.1997 tarihli Türkiye Orman İşçileri Sendikası üye kayıt fişi ve 23.02.2009 tarihli Türkiye Orman İş Sendikası üyelikten çekilme bildirimi bulunduğu, bilirkişinin dosyadaki 6 klasör evrakı incelemediği anlaşılmaktadır.
Davacının çalıştığı döneme ilişkin (17.03.1997 tarihinden itibaren) tüm toplu iş sözleşmesi ve davacının sendika kayıt ve üyelikten çekilme bildirimleri, Bölge Çalışma Müdürlüğü raporu tüm ekleri ile birlikte celp edilmeli, dosya ekindeki geçici görev yolluğu bildirimleri, ücret bordroları bilirkişiye incelettirilmeli, davacının toplu iş sözleşmesi yararlandığı dönemler yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi göre, yararlanmadığı veya toplu iş sözleşmesi olmayan dönemler 4857 sayılı Kanunu’na göre hesaplanmalı, gerekirse tanıklar yeniden dinlenmeli ve davacının fazla çalışma ve genel tatil çalışması yapıp yapmadığı açık olarak belirlenmelidir. Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.