Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/21316 E. 2013/9315 K. 02.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21316
KARAR NO : 2013/9315
KARAR TARİHİ : 02.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, dört aylık ücret alacağı, 3. dönem primi ve fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 01.01.2008-01.02.2009 tarihleri arasında Karadeniz saha müdürü olarak Samsun’da davalı emrinde çalıştığını, işverenliğin bilgisi dahilindeki faturalarda tutarsızlık olduğundan bahisle haksız olarak işten çıkarıldığını, işçinin iyi niyetli olarak kendisi almadığı parayı/primi firma tarafından ödenmek zorunda bırakıldığını belirterek müvekkilinin ihbar ve kıdem tazminatı ile diğer işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin sorumluluklarını gereği gibi yerine getirmemesinden dolayı haklı olarak feshedildiğini, işverenden habersiz olarak müşterilerle ticari ilişkiye giren, faturalar kesilmesine sebep olan, şirket adına ödeme kabul eden, ödenen miktarı habersiz olarak aylarca kullanan, bu durumları ve şirket kayıtları ile cari hesaplar arasındaki tutarsızlıkları müşterilerin gönderdiği cari hesap ekstrelerinden öğrenildiğini, sözkonusu tutum ve davranışların 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II. maddesi çerçevesinde haklı fesih nedeni oluşturduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, alınan mali müşavir bilirkişi raporu ve delil durumuna göre, işveren tarafından iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatının ödenmeyecek şekilde haklı nedenle feshedildiğinin usulünce ispatlanmadığı gerekçesiyle ihbar ve kıdem tazminatı istekleri hüküm altına alınmıştır.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dosya içeriğine göre, saha müdürü olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, 23.12.2008’de operasyon birim sorumlusu tarafından tespit edilen, 31.12.2008’de yazılı hale getirilen şirket içi tutanağa istinaden, sorumluluğu dahilindeki müşterilere ait cari hesap hareketlerindeki tutarsızlıklar, bağlı bulunduğu yönetici tarafından onayı verilmemiş olmasına rağmen işçi tarafından teslim alınan, muhafaza edilen ve işverene bilgisi verilmeyen müşteri hizmet faturalarının akıbeti, firma adına yapılan nakit tahsilatın firmaya ulaştırılmaması ve durumun fark edilmesiyle kendi hesabından tahsilatın iki ay sonra firmaya gönderilmesi, müşteri tahsilatları ve faturalar hakkında yanlış beyanda bulunduğunun tespit edilmesi nedeniyle tazminatsız olarak feshedilmiştir.
Davalı tarafından fesih bildiriminde dayanılan hususlar, 31.12.2008 tarihli tutanak içeriği, davalı tarafından tanık olarak dinletilen operasyon birim sorumlusu tarafından doğrulanmış, diğer işveren tanıkları da, davacının satış yaptığı müşteriler ile işveren kayıtları arasında mutabakat sağlanamadığını, durum davacıya sorulduğunda faturaların kendisinde olduğunu ve göndereceğini söylediğini ve aradaki farkı daha sonra kendi cebinden ödediğini beyan etmiştir. Yargılama sırasında isticvap edilen davacı, kendisinin prim alabilmek için belli miktar satış hedefini tutturması gerektiğini, bunu sağlamak için bir miktar primden vazgeçerek sipariş aldığını, hesap mutabakatsızlığının müşteri tarafından hataen mükerrer fatura düzenlenmesinden kaynaklandığını beyan etmiştir. İşveren tarafından tutulan sözkonusu tutanak ve dosya arasındaki diğer tutanaklara göre, davacının satış yaptığı müşteriler ile davalı şirket hesapları arasındaki mutabakatsızlıklar müşteri hatası ile açıklanamayacak sayı ve miktardadır. Davacının satış hedeflerine ulaşmak amacıyla sipariş almak için müşteriler ile girdiği işlemler işverenin muhasebe hesaplarında karışıklığa neden olmuştur. Hesap mutabakatını sağlamak için davacının kendi hesabından ödeme yaptığı da sabittir. Yapılan işin niteliği dikkate alındığında, işçinin belirtilen eylemleri doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışlar kapsamındadır. İş sözleşmesi 4857 sayılı Kanun’un 25/ll. maddesine göre haklı nedenle feshedilmiş olup, ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.05.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Davacı işçi, haksız olarak işten çıkarıldığını iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı işveren, yapılan feshin haklı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, dava kısmen kabul edilmiştir.
Mahkeme kararı Dairemizce, feshin haklı nedene dayandığı ve bu nedenle davacının ihbar ve kıdem tazminatı alamayacağı gerekçesi ile bozulmuştur.
Davacı, yaptığı ticaret hacmine göre prim alan bir kişidir.
Daha yüksek işlem hacmine ulaşmak için alacağı primin bir miktarını potansiyel müşterilerine teklif ederek ticari faaliyetini artırmak istemektedir.
Bu durum faturalara yansımasa dahi işveren açısından olumsuz bir durum yoktur.
Herhangi bir şirket zararı sözkonusu değildir. Davacının yaptığı davranış, iş piyasasında yaygın bir pazarlama taktiğidir.
Bu nedenle işverence yapılan feshin haklı nedene dayanmadığı ve mahkeme kararının doğru olduğu düşüncesi ile bozma yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. 02.05.2013