YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21610
KARAR NO : 2013/14789
KARAR TARİHİ : 18.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Taraflar arasındaki, cezai şart alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.06.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat……geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı belirli süreli hizmet sözleşmesinin süresinden önce feshedildiğini ileri sürerek, bakiye ücret ve cezai şart alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
1-Davacı işçi işyerinde belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını ve iş sözleşmesinin süresinden önce feshedildiğini ileri sürerek sözleşmenin kalan süresine ait ücret isteklerinde bulunmuştur. Mahkemece isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 11. maddesinde, “İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak İşveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir. Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir sebep olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Esaslı nedene dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korurlar” şeklinde düzenleme ile bu konudaki esaslar belirlenmiştir. Borçlar Kanunundaki düzenlemenin aksine iş ilişkisinin süreye bağlı olarak yapılmadığı hallerde sözleşmenin belirsiz süreli sayılacağı vurgulanarak ana kural ortaya konulmuştur.
Somut olayda taraflar arasında belirli süreli iş sözleşmesi yapılmış ise de davacının işyerinde göz doktoru olarak çalıştığı anlaşılmakla belirli süreli iş sözleşmesi yapılmasını gerektiren objektif sebep bulunmamaktadır. Böyle olunca taraflar arasındaki iş ilişkisinin baştan itibaren belirsiz süreli olduğu kabul edilmeli ve bakiye süre ücreti isteğinin reddine karar verilmelidir.
2-İş sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şartın şartlarının oluşup oluşmadığı taraflar arasındaki uyuşmazlığı oluşturmaktadır.
Taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesinde cezai şart başlıklı bölümde “Sözleşmenin taraflarından birinin, sözleşme süresinden önce ve sözleşmede öngörülen fesih sebepleri ve/veya mücbir sebepler ile kadroyu daraltmak gibi haklı sebepler dışında, sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmesi halinde, sözleşmeyi fesheden taraf, diğer tarafa hekimin işbu sözleşme ile aldığı son aylık brüt ücretinin 5 (beş) katı tutarında bir meblağı cezai şart olarak ayrıca hiçbir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın derhal ve nakden ödemeyi kabul ve taahhüt ederler.” hükmü yer almaktadır.
Davalı şirket tarafından 17.10.2009 tarih ve 141 nolu yönetim kurulu kararı ile global ekonomik kriz sebebiyle işletme ilkeleri ve bütçe uygulamaları doğrultusunda kadro daraltma zorunluluğu sebebiyle davacının iş sözleşmesi feshedilmiştir.
Mahkemece fesih gerekçesi olan ekonomik kriz durumu uzman bilirkişi tarafından tespit ettirilmemiştir. Davalı işverenin iddia ettiği ekonomik kriz sebebiyle kadro tenkisinin zorunlu olup olmadığı uzman bilirkişi marifeti ile tespit ettirilmeli, bundan sonra cezai şartın şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonuca gidilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.06.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Taraflar arasında 17.10.2008 tarihinde iki yıl süreli iş sözleşmesi (hizmet sözleşmesi) yapılmış, sözleşmenin VII. maddesinin c fıkrasında sözleşmeyi süresinden önce haklı nedenler dışında fesheden tarafın karşı tarafa beş aylık brüt ücret tutarında cezai şart ödemesi kararlaştırılmıştır. Söz konusu cezai şartın tarafların sözleşme süresine uymaları için öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Belirli süreli olarak yapılmasını gerektiren objektif koşullar bulunmadığından iş sözleşmesi belirli süreli olarak kabul edilmediğine göre cezai şartın geçerli sayılması mümkün değildir. Bu itibarla davacının cezai şart isteğinin de reddine karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bu yönü kapsamına almayan bozma kararı gerekçesine katılmıyorum.18.06.2013