YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22183
KARAR NO : 2013/9502
KARAR TARİHİ : 03.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ve yıllık izin ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; davacının davalıya ait işyerinde 15.03.2000-25.09.2010 tarihleri arasında garson olarak bahşişler dahil 2.500,00 TL ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini, fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ve genel tatillerde çalıştığını, yıllık izinlerini kullanmadığı, alacak ve tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda artırarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; davacının 18.11.2000-15.11.2010 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığını, istifa ederek işten ayrıldığını, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, işvereni ibra ettiğini, işyerinde fazla çalışma olmadığını, ruhsatta belirtilen saatlerde çalışıldığını, yıllık izinlerinin kullandırıldığını, hafta tatili kullandığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının 18.11.2000-25.09.2010 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde garson olarak asgari ücret, yemek ücreti ve bahşis karşılığı 81,72 TL ücretle 9 yıl, 10 ay, 7 gün çalıştığı, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, ibranamenin sözleşmenin devamında alındığı için makbuz niteliğinde olduğu gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı yasal süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda, davacı tanıklarının beyanlarına göre, davacının haftada beş gün 20.00-06.00 saatleri arasında on saatten elli saat, bir gün ise 14.00-06.00 arası onaltı saat olmak üzere haftalık 66 saat çalıştığı, beş gün için bir saat, bir gün için iki saat ara dinlenmesi ile kırkbeş saatin düşülmesiyle ondört saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmiş ise de,işyeri ruhsatında çalışma saatlerinin 20.00-04.00 saatleri arası olduğu, davalının da ruhsatta belirtilen saatlerde çalışma olduğunu beyan ettiği anlaşılmış olup, işyerinin ruhsatında belirtilen çalışma saatleri arasında çalışıp çalışmadığı ilgili valilik ve emniyet müdürlüğünden araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.