YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22184
KARAR NO : 2013/9245
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek, davalıdan kıdem tazminatı ile ücret, yıllık izin, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil alacağı talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili, davacının mazeretsiz devamsızlığından dolayı iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleşen dosya ile, davalı- karşı davacı, zararının tazminini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesini fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ve yıllık ücretli izin alacaklarının ödenmemesinden dolayı haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir.
Hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir,
2-Taraflar arasında davacının fazla mesai yapıp yapmadığı hususu da tartışmalıdır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille sözkonusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının fazla mesai yaptığının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Yerleşik Yargıtay kararlarına göre onbir saati aşan çalışmalarda 1,5 saat ara dinlenme yapıldığının kabulü ile hesaplama yapılması gerekmektedir.
Somut olayda davacının günlük onüç saatlik çalışma yaptığının tespit edilmesine rağmen, bir saat ara dinlenme yapıldığının kabulü ile hesaplama yapılması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 30.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.