YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22191
KARAR NO : 2013/9071
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan işverence feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılmadığını, ödenmemiş sair işçilik alacağının bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Kıdem tazminatına uygulanması gereken faiz ve fazla çalışma ücret alacağı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. İş sözleşmesinin ölüm ya da diğer sebeplerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu ve yaşlılık aylığı bağlandığını belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir.
Mahkemece davacının davalı şirkete ait işyerindeki çalışmasının 01.07.2005-01.01.2010 tarihleri arasında olduğu kabul edilmiş olmasına rağmen hüküm altına alınan kıdem tazminatı alacağına fesih tarihi olan 01.01.2010 tarihi yerine fesihten sonraki bir tarih olan 04.01.2010 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalıdır.
3-Dosya içeriğine göre; davacı 01.07.2005-01.01.2010 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalışmış olup dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 04.04.2005-04.04.2007 tarihleri arası süre için fazla mesai ücreti talep etmiştir. Mahkemece, davalının zamanaşımı def’i ve davacının dava dilekçesindeki talebi dikkate alınarak 01.07.2005-04.04.2007 tarihleri arası süre için şahit beyanlarına göre yapılan hesaplamaya itibarla hesaplanan tutardan 1/3 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak fazla mesai ücreti hüküm altına alınmıştır.
Ancak, hesap bilirkişisi raporu alındıktan sonra davacı vekili 22.05.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle fazla mesai ücreti talebinin 04.04.2005-04.04.2010 tarihleri arası süreye ilişkin olduğunu belirterek dava dilekçesini süre yönünden ıslah etmiştir. Davacının fazla mesai isteğine yönelik olarak yapmış olduğu ıslah dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacının fazla mesai isteğine yönelik olarak yaptığı ıslahın değerlendirilmesi için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.