Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/22206 E. 2013/9181 K. 30.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22206
KARAR NO : 2013/9181
KARAR TARİHİ : 30.04.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalılara ait takside 15.01.2000-31.12.2002 ve 01.08.2005-31.12.2007 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığını iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Mahkemece istekler kısmen hüküm altına alınmıştır.
Karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi,
İçermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir.
Somut olayda, mahkemece davacı iddiası doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, işçilik alacaklarından hangi davalının ne şekilde sorumlu olduğu hüküm fıkrasında açıkça yazılmadan alacakların davalıdan tahsiline şeklinde karar verilmiştir. 6100 sayılı Kanun’un 297. maddesine aykırı şekilde karar verilmesi bozmayı gerekmiştir.
2-Taraflar arasında iş ilişkisinin olup olmadığı ve süresi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
İstek, tanık sözlerine dayanılarak hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece fiili çalışma olgusu yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır.
Bu durumda yapılacak iş, davacının çalıştığını iddia ettiği dönem ile ilgili Bağ-Kur kaydının olup olmadığına dair belgeler celbedilip incelenmeli, davalı … aşamalarda takside iki oğlu ile birlikte çalıştığını, davacının takside sürekli çalışmadığını, bir kaç kez geçici olarak çalıştığı yönündeki savunması araştırılmalı, taksi durağında çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanları ve sunulan diğer delillerinin sağlığı denetlenmeli, bu durum ile ilgili mahkemece, 6100 sayılı Kanun’un 169 ve devamı maddeleri gereğince davacı isticvap olunarak, işyerinde uzun süre kayıt dışı çalışmasının olup olmadığı araştırılıp fiili çalışma olgusu böylece bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlendikten sonra karar verilmelidir.
Mahkemece bu hukuki ve maddi olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozma sebebidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.