Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/22675 E. 2013/11784 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22675
KARAR NO : 2013/11784
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ile temmuz ayı ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının 05/01/2001 tarihinden işten çıkarıldığı 19/07/2008’e kadar davalı şirkette mobilya imalat ustası olarak çalıştığını, son ücretinin net 1400.00 TL olduğunu, belirterek kıdem ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil çalışması karşılığı ücret alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının 01/09/2001 de işe başladığını, fiilen işten çıkış tarihi ise kendi beyanında olduğu gibi 19/07/2008 olduğunu, asgari ücretli olduğunu, işten ayrılma anına kadar tüm işçilik alacaklarının eksiksiz olarak ödendiğini, davacının tek taraflı kararı ile 19/07/2008 de işyerinden şirkete bilgi vermeden ayrıldığını ve bir daha dönmediğini, belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının iş sözleşmesinin davacının fazla çalışma için mesaiye kalmak istememesi üzerine davalı işveren tarafından feshedildiği gerekçesiyle feshin haksız olduğu sonucuna varılarak aylık brüt 1.953,94 TL ücret seviyesinden yapılan hesaplamaya itibarla davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının aylık ücret miktarı noktasında uyuşmazlık vardır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. İmzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Davacı işyerinde 05/01/2001-19/07/2008 tarihleri arasında mobilya ustası olarak çalışmış olup davacı vekili davacının aylık net 1.400,00 TL ücretle çalıştığını iddia etmiştir. Davalı taraf ise davacının asgari ücretle çalıştığını savunmuştur. Dosyaya sunulan imzalı ücret bordrolarında asgari ücret seviyesinden ücret tahakkuk ettirilmiştir. Mahkemece dinlenen davacı tanıkları davacının ücret konusundaki iddiasını doğrulamış; davalı tanıkları ise davacının ücretini bilmediklerini beyan etmişlerdir. Mahkemece davacı tanıklarınca doğrulanan davacının iddia ettiği ücret seviyesinden yapılan hesaplamaya itibarla hüküm kurulmuştur.
Mahkemece yukarıdaki ilkeler doğrultusunda davacı işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği detaylı bir şekilde araştırılması davacının gerçek ücretinin tespit edilmesi ve gerekirse bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken sadece davalı tarafın beyanları esas alınarak yapılan hesaplamaya itibar edilmesi hatalı olmuştur.
Yine hüküm altına alınan ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, genel tatil ve ücret alacaklarının ödenmesi ile ilgili davacı işçi tarafından işverene 24.07.2009 tarihinde ihtarname tebliğ edilmiştir. Tebliğ edilen ihtar ile davalı işvereni temerrüde düşürmüştür. Temerrüt tarihi faizin başlangıcı olarak kabul edilir. Mahkemece sözkonusu kalemlerden sadece Temmuz ayına ilişkin ücret alacağı temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmiş diğer alacaklar yönünden ise dava ve ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Davalı işveren davacı tarafından dava tarihinden önce temerrüde düşülmüş olmakla hüküm altına alınan ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ve genel tatil ücret alacaklarının temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir.
Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.