YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22978
KARAR NO : 2013/11928
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, uğranılan şirket zararının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …… tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davalıların müvekkili şirkette çalıştıkları dönemde, müvekkili tarafından işletilen otellerde bedelsiz konaklama yaptıklarını, gelen müşteriler için folyo açılmadığını, dolu odaların boş olarak gösterildiğini, konaklama belgesi düzenlenmediğini, müvekkilinin bu suretle zarara uğratıldığını beyanla, tazminat alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalılar …, … ve … vekilleri, müvekkillerinin bedelsiz konaklama yapmadıklarını, açılan davanın dayanağının belli olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı… vekili, müvekkilinin davacıya ait işletmelerde tüm personel için uygulanan personel ve indirim yönetmeliği hükümlerine göre konakladığını, ücretsiz konaklama yapmadığını, herhangi birinin de ücretsiz konaklama yapması için talimat vermediğini, davacının hangi davalının hangi tesiste kaç gün bedelsiz konaklama yaptığını dahi açıklamadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, müvekkilinin İş Kanununa tabi olarak davacıya ait Adalya Oteli’nde müdür yardımcısı unvanıyla görev yaptığını, isnad edilen fiileri kabul etmediklerini, ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, müvekkilinin dava dilekçesinde belirtilen fiillerle bir ilgisi olmadığını, zira iddia edilen dönemde görev yerinin İstanbul ili olup, görevinin ise reklam ve organizasyon müdürlüğü olduğunu, müvekkilinin davacıya ait tesislerdeki bedelsiz konaklamalarla ilgili bir imza ya da müdahale yetkisinin bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, müvekkilinin tüm seyahatlerinin iş sebebiyle olduğunu ve görevlendirme yazılarının bulunduğunu, oğlunun konaklama bedelinin ise ödendiğini, usulsüz ve bedelsiz konaklama yapılmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, görevi nedeniyle yaptığı seyahatlerde, işletmede uygulanan indirim yönetmeliği ve personel yönetmeliği hükümleri doğrultusunda usulünce konaklama yaptığını, konaklamalarının görevi nedeniyle yapıldığını, bunun haricinde aile fertlerinin veya yakınlarının konaklama yapmadığını, herhangi birinin bedelsiz konaklama yapması için bir tasarrufta bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Müteveffa davalı …. tesisde görevi nedeniyle konaklama yaptığını, usulsüz şekilde bedelsiz konaklama yapmadığını, herhangi birinin bedelsiz konaklama yapması için bir yetkisinin bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Davalının yargılama sırasında vefatı üzerine davaya dahil edilen mirasçıları dahili davalılar …. ve … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Müteveffa davalı Nevin Biltekin vekili, müvekkilinin İş Kanununa tabi mali işler daire başkanı olarak görev yaptığını, davacı şirkette uygulanan personel indirim yönetmeliği hükümlerine göre usulüne uygun şekilde konaklama yaptığını, usulsüz bir konaklamasının bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Davalının vefatı üzerine davaya dahil edilen mirasçılardan dahili davalılar … ve …. davaya cevaplarında, davalının mirasını reddettiklerini, mirasın reddi taleplerinin kabul olunarak tescil edildiğini beyanla davanın reddini savunmuşlardır. Diğer mirasçılar olan dahili davalılar …, … ve Gaye ( Biltekin) Peştemalcıoğlu, davalının mirasının reddi için Isparta Sulh Hukuk Mahkemesine başvurduklarını, açılan davanın bekletici mesele yapılmasını ve davanın reddini talep etmişlerdir.
Davalılar … ve … davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, davacı işverenin iddia edilen zararının varlığı ve davalıların sorumluluğu noktalarında uyuşmazlık vardır:
1- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 611. maddesinde, “Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer.” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, davalı Nevin Biltekin yargılamanın devam ettiği aşamada, 30.04.2006 tarihinde vefat etmiştir. Davalının mirasçılarını ve paylarını gösterir Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 28.06.2006 tarih, 2006/1275 esas 2006/1100 karar sayılı mirasçılık belgesiyle, davalının mirasçıları olarak, dahili davalılar …… belirlenmiştir.
Ankara 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 18.10.2006 tarih 2006/593 esas 2006/1007 karar sayılı kararının incelenmesinden ise, mirasçılardan dahili davalılar … ve Mualla (Biltekin) Tınmaz’ın davalının mirasını reddettikleri, red beyanlarının tespit ve tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, 4721 sayılı TMK’nın 611. maddesi uyarınca, anılan dahili davalıların mirası reddetmeleri sonucu mirasta hak sahibi haline gelen ve anılan davaya dahil edilmeyen mirasçıların bulunup bulunmadığı araştırılmamış, dolayısıyla mirası red durumunun iş bu davada taraf teşkili açısından etkileri değerlendirilmemiştir. Anılan nedenle belirtilen yönden araştırma yapılarak, davaya dahil edilmesi gereken mirasçıların bulunup bulunmadığı tespit edilerek neticeteye göre işlem yapılması gereklidir.
Diğer taraftan, müteveffa davalı …..’in diğer bir kısım mirasçıları olan dahili davalılar …, … ve …. dosyaya sundukları 24.03.2008 havale tarihli dilekçeleri ile, murisin mirasının reddi için Isparta Sulh Hukuk Mahkemesine dava açtıklarını beyanla, anılan davanın bekletici mesele yapılmasını talep etmişlerdir. Mahkemece, bu yönden araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. Uyap sistemi üzerinden yapılan araştırma sonucu, anılan dahili davalıların açtıkları mirasın reddine ilişkin davanın Isparta Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/429 esas sayılı dosyasında karara bağlandığı anlaşılmaktadır. Anılan nedenle, Mahkemesinden ilgili dosya istenerek incelenmeli, dahili davalıların mirası red beyanların tespit ve tesciline karar verilmiş olması halinde, yukarıdaki paragrafta da belirtildiği üzere, 4721 sayılı TMK’nın 611. maddesi nazara alınarak, mirası red durumunun iş bu davada taraf teşkili açısından etkileri değerlendirilmeli, neticeye göre işlem tesis edilmelidir.
Neticeten, mirası red durumunun iş bu davaya etkileri üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
2- Somut olayda, davanın esası açısından da Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme yetersizdir.
Anılan nedenle, öncelikle yukarıda (1) nolu bende belirtilen taraf teşkili sorununun çözülmesinin ardından, davanın esasına girilerek, davacıya ait otel işletmelerinde yönetmelik dışı bedelsiz konaklama yaptırıldığı yönündeki iddiaların araştırılması için kurulan Meclis Araştırma Komisyonu Başkanlığınca görevlendirilen müfettişlerce hazırlanan rapor dayanağı tüm bilgi ve belgeler celp edilmelidir. Davacı şirketin, aynı iddia ve taleplerle, şirketin bir
dönem genel müdürü olan Ömer Bilgin hakkında açtığı ve Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 04.12.2008 tarih 2008/403 esas 2008/454 karar sayılı kararıyla görevsizlik kararı verilen dosyanın akibeti araştırılmalıdır. Ardından, serbest muhasebeci mali müşavir, emekli sayıştay uzman denetçisi ve üniversitelerin işletme bölümünde görevli öğretim üyesi bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle işyeri kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, özellikle meclis araştırma komisyonunca görevlendirilen müfettişlerce hazırlanan rapordaki iddia ve tespitleri karşılayacak şekilde gerekçeli ve ayrıntılı değerlendirme yapılmasıyla, sonuca göre karar verilmelidir. Yazılı şekilde eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi