YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23470
KARAR NO : 2013/14256
KARAR TARİHİ : 13.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatlarınca tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, davalı belediyenin sorumlu olduğu temizlik işlerinin yüklenicisi olan firmada aralıksız şekilde belediyenin sokak ve meydanlarının temizlik işlerinden sorumlu meydancı olarak çalıştığını, tüm hizmet süresi içerisinde fazla mesai ile ulusal bayram ve genel tatil günleri de dahil olmak üzere hizmet verdiği halde karşılığının ödenmediğini, iş sözleşmesinin işverence haklı nedene dayanılmaksızın feshedildiğini belirterek müvekkilinin alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili, temizlik hizmeti yönünden ihale yoluyla hizmet alımı yapıldığını, yıllara göre değişik gerçek veya tüzel kişilerden hizmet alımı yapıldığını, yüklenici firmaya bağlı olarak çalışan kişilerin tüm haklarının ödenmesinden Belediyenin sorumlu tutulamayacağını, davalı … Başkanlığına husumet tevdii edilemeyeceğini, esas yönünden ise, davacı ile belediye tarafından hizmet alımı yapılan şirket arasında akdedilen sözleşmede belediyenin taraf olmadığını, çalıştırılacak kişilerin işe alınması ve çıkartılması yönünden belediyenin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, davanın Belediye Başkanlığı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı Öztek Temizlik Şirketi vekili, davanın yersiz olduğunu, müvekkili şirketin Mustafakemalpaşa Belediyesinin Kamu İhale Kanununa istinaden açtığı ihale ile işi aldığını, sözleşmenin süresinin başlangıcı ve bitişinin belli olduğunu, kaldı ki davacı işçinin işi kendisinin bıraktığını, ihale işinin yürütülmesinde idarece aylık puantaj tutulduğunu, fazla çalışma, genel tatil ve bayram çalışmaları puantaj kayıtlarında açıkça belli olduğunu, bu nedenle bu çalışmaların karşılığının ödendiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davacı işçinin kesintisiz bir çalışması olmadığını, en son işyerinde ihaleli işi 30.06.2009 tarihinde bitiren firma ile müvekkilinin hiç bir bağı olmadığını, davacı ile müvekkili arasındaki sözleşmenin belirli süreli olduğunu, davacı işçinin diğer işverenler yanında çalışmalarını kapsar şekilde sorumlu tutulamayacağını diğer firmalardan hiç bir şekilde işyeri devrinin söz konusu olmadığını, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini, ayrıca davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti talebinin müvekkilinin yanında çalıştığı dönemler itibariyle ödendiğinin ücret bordrolarının ilgili sütunlarında davacının imzası ile sabit olduğunu bu nedenle haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalılar arasındaki hukuki ilişkinin asıl işveren-alt işveren ilişkisi olarak değerlendirildiği belirtilerek, delil durumuna göre alacaklar kısmen hüküm altına alınmıştır.
Temyiz:
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Söz konusu alacakların ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de iddia edilen dönemlerde çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Bu alacakların yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda, fazla mesai ücreti alacağı yargılama sırasında dinlenen tanık beyanlarına göre yapılan hesaplama neticesinde hüküm altına alınmıştır. Dosya üzerinde yapılan incelemede, mahkemece davalı şirketin uyuşmazlık konusu döneme ilişkin puantaj kayıtlarının ve benzeri belgelerin davalı belediyeden getirtilmesi yönündeki talebinin kabul edilmeyerek eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmaktadır. Davalı belediyeden ilgili puantaj kayıtları ve varsa diğer belgeler getirtilerek değerlendirilmeli, sonucuna göre fazla mesai ücreti alacağı hususunda bir karar verilmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13.6.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.