YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23695
KARAR NO : 2013/12467
KARAR TARİHİ : 27.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, ihbar tazminatı, fazla mesai ve ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 25.11.2010-30.06.2011 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini belirterek ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalı üniversite ile aralarında bir iş ilişkisi bulunmadığını, belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı konularında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde davacının son üç ay dışında haftanın altı günü 06.30-16.00, saatleri arası, son üç ay ise 06.30-19.00 saatleri arasında çalıştığını iddia etmiştir. Davacı tanıkları da aynı şekilde beyanda bulunmuşlardır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 25.11.2010-31.03.2011 tarihleri arasında bir saat ara dinlenmesinin düşülmesi ile haftalık ellibir saat çalıştığı ve altı saat fazla çalışmasının olduğunu, 01.04.2011-30.06.2011 tarihleri arasında bir buçuk saat ara dinlenmesinin düşülmesi ile günde onbir saat çalıştığı ve haftalık yirmibir saat fazla çalışmasının bulunduğu kabul edilerek hesaplama yapılmış. Davalı tanıkları çalışma saatleri hakkında beyanda bulunmamışlardır. Öncelikle belirtmek gerekir ki davalı üniversite kamu kuruluşu olduğundan tüm işlemlerin kayıt ve belge altına alınması esas alınmıştır. Bu esas göz önünde bulundurularak davacının günlük ve haftalık çalışma saatini belirtir nöbet çizelgeleri, işyeri puantaj kayıtları ve varsa imzalı devam defterleri, ayrıca asıl işveren olan İstanbul Üniversitesinin alt işverenin yaptığı işe yönelik olarak yaptığı düzenleme bulunup bulunmadığı araştırılmalı ve varsa belgeleri getirtilmeli, hak ediş evrakları dosya kapsamına alınmalı ve tüm deliller bir değerlendirmeye tabi tutularak davacının fazla çalışma alacağı olup olmadığı yönünde bir karar verilmesi gerekirken salt davacı tanıklarının beyanlarına göre yapılan hesaplamaya itibarla hüküm kurulması; hatalı olup bu husus bozmayı gerektirmiştir.
2-Davacının ücreti taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davacı vekili davacının yol ücreti dahil 915,00 TL ücret ile çalıştığını beyan etmiştir. Davalı vekili ise davacının kayıtlarda belirtildiği üzere 796,50 TL ücret ile çalıştığını beyan etmiştir. Davacı tanıkları davacının 930,00 TL ücret aldığını bildirmişlerdir. Davalı tanıklarının ücret konusunda bir beyanları bulunmamaktadır. Mahkemece davalı … ile dava dışı alt işveren Atenaş Antalya Turizm Şirketi arasındaki hizmet alım sözleşmeleri, hak ediş evrakları ve davacının şahsi sicil dosyası dosya kapsamına alınmalı ve tüm bilgi ve belgeler yeni bir değerlendirmeye tabi tutularak davacının davalı işyerindeki ücreti tespit edilmelidir. Eksi inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, 27.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.