YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23802
KARAR NO : 2013/12703
KARAR TARİHİ : 28.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş kazası geçirdiğini, işverenin iş kazasını bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, kaza sonrası ücretlerinin gerçek ücret üzerinden değil, asgari ücretten kuruma ödendiğini öğrendiğini, ücretinin gerçek ücretten kuruma yatırılmasını isteyince işyerinde yaptığı işin beğenilmediğini, kötü davranıldığını ve yapabileceğinin üzerinde iş isteme gibi hususlarla baskıya maruz bırakıldığını, bu nedenlerle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini belirterek, davalıdan kıdem tazminatı talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili, davacının 14.05.2005-16.11.2007 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığını iş sözleşmesinin istifa ile sona erdiğini işten ayrıldıktan 21 ay sonra 01.08.2009 tarihinde işe girdiğini 02.11.2009 tarihinde davacının dikkatsizliğinden kaynaklı iş kazası geçirdiğini, tedavi sürecinden sonra tekrar işe başladığını, 31.08.2010 tarihli yazı ile 15.09.2010 tarihinde işten ayrılacağını beyan ettiğini, istifa beyanından sonra 01.09.2010 tarihinde işe gelmediğini, buna dair tutanak tutulduğunu, davacının bilahare 14.09.2010 tarihinde işe geldiğini ancak bu tarihten sonra yine işe gelmediğini, davacının ikinci dönem çalışmasının 01.08.2009-14.09.2010 tarihleri arasını kapsadığını, iş sözleşmesini kendi isteği ile feshettiğini bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, ayrıca iş kazasının bildirimlerinin yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, “…davacının 31/08/2010 tarihli 15/09/2010 tarihinde işten ayrılacağına dair dilekçesinin bulunduğu, davacının iddiasının aksine işyerini 12/11/2009 tarihli iş kazası bildirim formu ibraz edilmiş olduğu, yine birinci dönem çalışmasının davacının kendi isteği ile sona ermiş olduğu davacı ve davalı tanık beyanlarından anlaşılmış olup, ilk dönem çalışması ile ilgili haklı nedenle fesih iddiası ve ispatı bulunmadığından kıdem tazminat ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermiş olması nedeniyle davacının toplam hizmet süreside eklenmemiş ve ikinci dönem çalışması da 01/08/2009-14/09/2010 tarihleri arasında olduğu anlaşılmış olup, dava dilekçesinde her ne kadar iş kazası bildirimini yapılmadığı iddia edilmişse de iş kazası bildiriminin yapıldığı ve 31/08/2010 tarihli dilekçesinde bildirimli fesihte bulunduğu ancak fesihle ilgili herhangi bir gerekçesi yer almadığı görülmekle davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmemiş olduğu…” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının davalı işveren nezdinde iki dönem çalışmasının bulunduğu, ilk dönem çalışmasının istifa ile sona erdiği, ikinci dönem çalışmasının ise 01.08.2009-14.09.2010 tarihleri arasını kapsadığı anlaşılmaktadır.
Davacı, iş kazasının kuruma bildirilmemesi ve ücretlerinin gerçek ücreti üzerinden bordroda gösterilmemesi nedenlerine dayanarak iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürmüş ise de, davacının 02.11.2009 tarihinde geçerdiği iş kazasının işveren tarafından kuruma bildirildiği görülmekle davacının ileri sürdüğü fesih gerekçelerinden birinin varit olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece de, bu hususun varit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacı yukarıda izah edildiği üzere birden fazla haklı sebep iddiasında bulunmak suretiyle iş sözleşmesini feshetmiştir. Mahkemece sadece iş kazasının bildirilmediğine ilişkin fesih sebebinin gerçekleşmediği gerekçesi ile sonuca gidilmiş, ayrıca fesih sebebi yapılan gerçek ücretin bordroda gösterilmediğine yönelik iddianın üzerinde durulmamıştır. Davacının ileri sürdüğü bu iddia ile ilgili değerlendirilme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 28.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.