YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23932
KARAR NO : 2013/12599
KARAR TARİHİ : 28.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ile fazla ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti alacaklarını istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri tarafından temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı davacı vekili tarafından kıdem tazminatının hesaplanmasına yönelik itirazda bulunulmuş olup, mahkemece bu itiraz karşılanmamıştır.
Bilirkişi raporunda davacının aralıklı çalışma şekli dikkate alınmadan iki dönem çalışması ayrı ayrı değerlendirilerek kıdem tazminatının hesaplanması hatalıdır.
Davacı işçi, işveren nezdinde 28.09.2007 ile 10.02.2010 tarihleri arasında aralıklı çalışmış olup bu aralıklı çalışma süresinin toplam 1 yıl, 6 ay, 20 gün olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla kıdem tazminatı alacağının aralıklı çalışma şekli dikkate alınarak toplam hizmet süresi olan 1 yıl 6 ay 20 gün üzerinden hesaplanması gerekmektedir.
Mahkemece davalının bilirkişi raporuna itirazı dikkate alınarak bu kapsamda yeniden bilirkişi raporu alınmalı ve taraflardan rapora karşı diyecekleri sorularak bu yönde usulü işlemler tamamlandıktan sonra bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle hüküm kurulması hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
3-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla mesai konusunda hesap yapılırken tanık anlatımları esas alınmıştır. Mahkemece bilirkişi raporundaki yoruma dayanılarak hüküm kurulmuş ise de, davacı tanığı işyerinde fazla mesai yapıldığında ücretinin ödendiğini ifade etmiştir. Bu durumda mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 169. ve devamı maddeleri gereğince davacı isticvap olunarak, işyerinde fazla mesai yapıldığında ücretini alıp almadığı veya hangi sürelerin ücretini aldığı belirlendikten sonra varsa karşılanmayan fazla mesai ücreti alacağı tespiti yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
4-Davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu alacak miktarlarını ıslah etmiş ise de ıslah harcının yatırılmadığı görülmektedir. Harç yatırılmadan yapılan ıslaha değer verilmesi hatalıdır. Bu durumda usulüne uygun ıslah olmaması sebebi ile sadece dava dilekçesi ile istenen alacak miktarları yönünden karar verilmesi gerekirken ıslah dilekçesinde yazılı alacak miktarları üzerinden karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.