YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/24037
KARAR NO : 2013/14811
KARAR TARİHİ : 18.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı Bakanlık avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının 04.05.1998 tarihinde davalı kurumun İzmir Karşıyaka Çocuk Yuvası Müdürlüğünde Deniz Sos. End. Hizm. Tem. Malz. San. Tic. Ltd. Şti. nezdinde bakıcı anne olarak işe başladığını, 04.05.1998-24.07.2011 tarihleri arasındaki hizmet süresi içinde alt işverenler değişse de aynı işyerinde Kurum ve İl Müdürlüğünün talimatları doğrultusunda sosyal hizmetler alanında kesintisiz olarak çalıştığını belirterek kıdem tazminatı alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı hazine vekili davacının yüklenici ile İdare arasında imzalanan sözleşmeyle bir yıllık hizmet işini taahhüt eden …Sosyal Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin işçisi olduğunu, davalı idare ile davalı şirket arasındaki ilişkinin Borçlar Kanununa göre istisna akdi olduğunu, davanın pasif husumet yokluğu sebebi ile reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı …Sosyal Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili; davacının 16.04.2011-24.07.2011 tarihleri arasında kayden müvekkili şirketin işçisi olarak çalıştığını ve emeklilik talebini müvekkili şirkete iletmesi üzerine bu talep doğrultusunda işlem yapıldığını, davalı şirket nezdindeki çalışmasının bir yılı doldurmaması sebebiyle kıdem tazminatı hakkının bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının 14.05.1998-24.07.2011 tarihleri arasında davalı Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna ait İzmir’deki işyerlerinde “bakım ve hizmet” işini ihale ile üstlenen dava dışı şirketler ile davalı …Sosyal Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin işçisi olarak çalışmasını sürdürdüğü, davalı Başbakanlığın 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/7. maddesindeki hükme göre asıl işveren, diğer dava dışı şirketler ile son işveren davalı …Sosyal Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin de alt işveren oldukları ve davacının işçilik alacaklarından birlikte sorumlu oldukları kanaatına varılarak davacının emeklilik sebebi ile işyerinden ayrıldığı gerekçesiyle itibar edilen hesap raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı Bakanlığın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, değişen alt işverenler arasındaki hukuki ilişkinin tespiti ve bunun işçinin işçilik haklarına etkileri konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşyerinin tamamının veya bir bölümünün hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devri işyeri devri olarak tanımlanabilir. 4857 sayılı Kanun’un 6. maddesinde, işyerinin bir bütün olarak veya bir bölümünün hukuki bir işleme dayalı olarak başkasına devri halinde mevcut iş sözleşmelerinin devralana geçeceği düzenlenmiştir. Bu anlatıma göre, alt işverence asıl işverenden alınan iş kapsamında faaliyetini yürüttüğü işyerinin tamamen başka bir işverene devri 4857 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında işyeri devri niteliğindedir.
Alt işverenlerin değişmesi en yaygın biçimde, süresi sona eren alt işverenin işyerinden ayrılması ve işçilerin yeni alt işverene nezdinde çalışmaya devam etmeleri şeklinde gerçekleşmektedir. Bu eylemli durumun işyeri devri niteliğinde olup olmadığının tespiti ile hukuki sonuçlarının belirlenmesi önemlidir. Alt işverenlerin değişiminde olması gereken, süresi sona eren alt işverenin işyerinden ayrılması anında işçilerini de beraberinde başka işyerlerine götürmesi veya iş sözleşmelerinin sona erdirilmesidir. Bunun tersine alt işveren işçilerinin alt işverenin işyerinden ayrılmasına rağmen yeni alt işveren yanında aynı şekilde çalışmayı sürdürmeleri alt işverenler arasında 4857 sayılı Kanun’un 6. maddesi anlamında bir işyeri devrinin kabulünü gerektirir. Devralan işverenin devam eden iş sözleşmelerini devraldığı 4857 sayılı Kanun’un 6. maddesinde açıklanmıştır.
Dosya içeriğine göre davacının davalı Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna ait işyerlerinde alt işveren işçisi olarak çalıştığı, iş sözleşmesi davacının 25.07.2011 tarihinde emeklilik nedeni ile işyerinden ayrıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının hizmet devam cetvelinde değişik işveren kayıtları bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının hizmet devam cetvelinde görünen işyerlerinin hangi işverenlere ait olduğu, bu işverenlerin davalı bakanlıktan ihale ile iş alıp almadığı araştırılarak tespit edilmeli; varsa sözleşmeleri celp edilmeli ve davacının bu ihaleler kapsamında kesintisiz olarak davalı işyerinde çalışıp çalışmadığı, alt işverenler arasında işyeri devri bulunup bulunmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile davacının iddia ettiği tüm sürede davalı idarenin asıl işveren olduğunun kabulü ile yapılan hesaplamaya itibarla yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olmuştur.
Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.