YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/24238
KARAR NO : 2013/16178
KARAR TARİHİ : 02.07.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Taraflar arasındaki, ihbar tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin, ulusal bayram genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davalı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 02.07.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat … ile karşı taraf adına Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … Karakülah tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin işverence haklı sebep olmadan feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek feshedildiğini, sair ödenmemiş işçilik alacağının bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, davacının çalışma süresi, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerine hak kazanıp kazanmadığı noktalarında uyuşmazlık vardır.
Somut olayda, davacı taraf işçilik alacaklarına esas alınması gereken çalışma süresi başlangıcının 01.08.2005 tarihi olduğunu iddia etmiştir. Davalı vekilince, davacının 16.02.2010 tarihinde müvekkiline ait işyerinde çalışmaya başladığı, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde ise İş Kanunundan kaynaklanan haklarının hesaplanmasında, 27.12.2006 tarihinin esas alınacağının kararlaştırıldığı savunulmuştur. Taraflar arasında imzalanan 16.02.2010 başlangıç tarihli iş sözleşmesinin 9. maddesinin (a) bendinde, işçinin kıdem, yıllık izin ve İş Kanunundan kaynaklanan sair haklarının hesaplanması için 27.12.2006 tarihinin esas alınacağı belirlenmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarının incelenmesinden ise, davacının 01.08.2005-14.12.2006 ve 27.12.2006-21.10.2009 tarihleri arasında dava dışı Stek Telekomünikasyon Enerji Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye ait işyerinde çalıştığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının işçilik alacaklarına esas çalışma süresinin tespitinde, 01.08.2005-14.12.2006 tarihleri arasındaki dava dışı Stek Ltd Şti’de geçen çalışması da nazara alınmış ise de, davalı şirket ve dava dışı şirket arasında iş sözleşmesi devri, işyeri devri ilişkisi veya organik bağ bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Anılan sebeple öncelikle, davalı şirket ve dava dışı Stek Telekomünikasyon Enerji Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin kuruluştan itibaren ticaret sicili kayıtları, tescil tarihleri, faaliyet alanları, adresleri, yetkililerin ve ortakların kimlik bilgileri, ünvan değişikliği yapılıp yapılmadığı hususları Ticaret Sicil Memurluğundan sorularak, bilgi ve belgeler istenilmelidir. Davalı vekilince bildirilen deliller arasında, Stek Ltd Şti’nin kayıtlarına dayanıldığı anlaşılmakla, davalı işverenden şirketler arasında imzalanan sözleşme bulunup bulunmadığı sorularak varsa istenilmeli; dava dışı şirketten de işçi şahsi sicil dosyası ve varsa şirketler arası sözleşme ile ekleri istenilmelidir. Tanıkların beyanlarına yeniden başvurularak, davalı şirket ve dava dışı şirket arasındaki ilişkiye dair bilgi ve görgüleri ayrıntılı şekilde tespit edilmelidir. Bilgi ve belgelerin toplanılmasının ardından, şirketler arasında iş sözleşmesi devri, işyeri devri ilişkisi veya organik bağ bulunup bulunmadığı hususunda tüm dosya kapsamı bir değerlendirmeye tabi tutularak, davacının alacaklara esas çalışma süresi bakımından bir sonuca gidilmelidir.
3-Fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışma yapıldığının, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de, anılan çalışmaların olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, Mahkemece davacı tanık beyanlarına itibarla, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatili ücretleri alacağı hüküm altına alınmıştır. Davalı vekilince, aşamalarda, davacı tanıklarının çalışma süreleri ve işyerleri itibariyle davacının tüm çalışma süresi boyunca çalışma düzenini bilmelerinin mümkün olmadığı ileri sürülmüştür. Mahkemece, bu yönde bir araştırma yapılmaksızın sonuca gidilmesi hatalıdır. Öncelikle, davacı tanıklarının hizmet döküm cetveli ve çalıştıkları işyerleri tescil bilgileri Sosyal Güvenlik Kurumundan celp edilmelidir. Tanıkların beyanlarına yeniden başvurulmalı, davacıyla birlikte çalıştıkları işyerleri ve bu işyerlerindeki çalışma tarihleri sorulmalıdır. Özellikle, davacı tanığı …’un, davacının işyerinin Ankara’da olmakla birlikte, denetim için sürekli sahada çalıştığı yönündeki beyanı üzerinde durularak, davacının mesaisini işverenin gözetim ve denetimi dışında geçirip geçirmediği, saha çalışmaları yönünden işverence çalışma saatleri hakkında talimat verilip verilmediği, saha çalışmalarının sıklığı hususundaki bilgi ve görgüsü netleştirilmelidir. Tanıkların hangi dönemler itibariyle davacının çalışma düzenini bilmelerin mümkün olduğu tespit edilmelidir. Ardından tüm dosya kapsamı bir değerlendirmeye tabi tutularak, davacının fazla çalışması ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmasının bulunup bulunmadığı noktasında bir sonuca gidilmelidir.
Kabule göre de, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin son ücrete göre hesaplanması doğru olmayıp, ait olduğu dönem ücretiyle hesaplanması gerekir. Diğer taraftan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının yaz aylarında haftalık oniki saat fazla çalışma yapıldığının kabulüne rağmen, hesaplama tablosunda bir kısım yaz aylarında, haftalık 18 saat üzerinden hesap yapılarak çelişkiye düşülmesi hatalıdır.
Yukarıda yazılı sebeplerden, eksik araştırma ve hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
4- Davacının ihbar tazminatına yönelik alacağı, hüküm fıkrasının (1) nolu bendinde, sehven “kıdem tazminatı” ifadesiyle hüküm altına alınmış ise de, anılan yanlışlığın Mahkemesince her zaman düzeltilebilir maddi hataya dayandığı anlaşıldığından bozma sebebi yapılmamıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, davalı yararına tsözleşmesir edilen 990,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 02.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.