Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/24395 E. 2013/17210 K. 11.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/24395
KARAR NO : 2013/17210
KARAR TARİHİ : 11.07.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil ve kira kesintisi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının davalı şirketin Bulgaristan’daki inşaat şantiyesinde akdedilen yurtdışı iş sözleşmesine istinaden ince işler saha şefi olarak 19.01.2009–31.03.2010 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından sona erdirildiğini, kıdem tazminatının eksik ödendiğini, aylık ücretinin 2.750.00 €; net 5.249,00 TL olduğunu 08:00- 19:00 saatler arsası çalıştığı ulusal bayram genel tatillerde çalıştığını, 15 günde bir hafta tatilinde çalıştığını iş bitimi nedeni ile işten çıkartıldığını belirterek bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının davalı şirketin Bulgaristan’da bulunan iş merkezi inşaatı bünyesinde ince işler saha şefi olarak 19.02.2009 –31.3.2010 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin sona erdirildiği tarihte kıdem tazminatının ödendiğini, yasal ihbar süresinin üzerinde ihbar öneli kullandırıldığını, davacının mimar-şantiye şefi olarak pozisyonu itibari ile beyaz yakalı olup, kendi mesaisini kendisi ayarlayabilecek durumda olduğundan ve şantiyede kimseden emir ve talimat aldığı da düşünülemeyeceğinden fazla mesaisinin söz konusu olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia edilen ücret seviyesinden yapılan hesaplamaya itibarla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır.Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir.
Dosya içeriğine göre davacının davalı şirkete ait işyerinde 19.01.2009–31.03.2010 tarihleri arasında ince işler saha şefi olarak çalışmış, işyerinden iş bitimi nedeni ile 31.03.2010 tarihi itibari ile çıkışı yapılmıştır.
Davacı işyerinde fazla çalışma yaptığını iddia ederek fazla çalışmaları karlılığı ücret alacağı isteğinde bulunmuş, karara esas alınan hesap raporunda davacı tanıklarının beyanlarına göre davacının haftada 12 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek hesaplanan tutar üzerinden mahkemece % 30 oranda hakkaniyet indirimi yapılarak fazla çalışma ücreti isteği hüküm altına alınmıştır.
Davacının işyerinde yaptığı işin niteliğine ve tanık beyanlarına göre davalı işyerinde fazla mesai yapıldığı yönündeki iddiası doğrulanmakta ise de hesaplamaya esas alınan tanık beyanları ve dosyadaki mevcut delil durumuna göre mahkemece sözü edilen ücretler üzerinden yapılan hakkaniyet indirimi yetersiz kaldığından davacının çalışma koşulları dikkate alınarak hesaplanan tutarlar üzerinden % 50 den az olmamak üzere hakkaniyet indirimi takdir edilerek fazla çalışma ücret alacağı hüküm altına alınmalıdır. Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.07.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Türkiye İş Kurumunca 19.01.2009 tarihinde onaylanmış olan taraflar arasındaki iş sözleşmesinin “çalışma süresi ve fazla çalışma” başlıklı 8. maddesinde “çalışma süresi, fazla çalışma saatleri ve fazla çalışma nedeniyle yapılacak ödemelerle ilgili olarak çalışılan ülke mevzuatında düzenleme bulunmaması halinde; 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanır.” hükmünün yer aldığı görülmektedir.
Taraflar iş sözleşmesinde çalışma süreleri ile ilgili olarak çalışılan yer hukukunun uygulanmasını kabul ettiklerine göre öncelikle bu yön üzerinde durularak, çalışılan ülke mevzuatının tespit edilip iddia ve savunmanın çalışılan ülke mevzuatı açısından Türk İş Hukukunun kamu düzenine ilişkin kurallarıda dikkate alınıp, değerlendirmeye tabi tutulması, bundan sonra sonuca gidilmesi gerekirken bu yön üzerinde durulmaksızın eksik inceleme ile verilen kararın bu sebeple bozulması gerektiğinden sayın çoğunluğun oluşturduğu bozma gerekçesine katılamıyorum.