Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/24431 E. 2013/17424 K. 12.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/24431
KARAR NO : 2013/17424
KARAR TARİHİ : 12.07.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ve prim ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 21.03.2000 tarihinden itibaren çalışmakta iken, 07.11.2008 tarihinde iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e maddesi uyarınca feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile birleştirme kararı verilen 2010/903 esas sayılı dosyada fazla çalışma, hafta ve genel tatil alacaklarını; birleştirme kararı verilen 2009/697 esas sayılı dosyada ise prim alacağını istemiştir.

Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının üstlerine danışmadan kefaletten azil içerikli belgeyi şube kaşesini kullanarak imzaladığını, eksik kefil girişi yaptığını, hazırladığı kredi teklifine müşterinin olumsuzluğunu kaydetmediğini, iş sözleşmesinin müfettiş raporuna istinaden 4857 sayılı Kanun’un 25/ II- e maddesine istinaden haklı sebeple feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının kredi tahsisinde kasıtlı istihbarat yapmayarak olumsuzlukları gizlemek, sisteme girmemek, yanlış girmek, eksik gerçekliği tespit edilebilecek düzeyde sahte belgeleri işleme almak eylemlerinin müfettiş raporu ile gerçekleştiği sabit olduğundan kıdem ve ihbar tazminatının reddine, üst düzey yönetici olduğu için fazla çalışmalarını ayarlayabileceği gerekçesi ile fazla çalışma alacağının reddine, tanık beyanlarına göre iki genel tatil günü ve hafta tatillerinde çalıştığı, prim alacağı bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Temyiz:
Kararı davalı ve davacı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin hafta tatili ve genel tatil ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı Kanun’un 46 . maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Kanun’un 63. maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması şartıyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmidört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46 . maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
Hafta tatili izni kesintisiz en az yirmidört saattir. Bunun altında bir süre haftalık izin verilmesi durumunda, usulüne uygun şekilde hafta tatili izni kullandığından söz edilemez. Hafta tatili bölünerek kullandırılamaz. Buna göre hafta tatilinin yirmidört saatten az olarak kullandırılması halinde hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır.
4857 sayılı Kanun’un 47. maddesinde, Kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise, ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücretin ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’un 2. maddesinde ise, resmi ve dini bayram günleriyle 1 Ocak ve 1 Mayıs günlerinin genel tatil günleri olduğu açıklanmıştır.
Somut olayda, Banka Şube Müdürü olarak çalışan üst düzey yönetici konumundaki davacı genel tatil ve hafta tatil günlerinde çalıştığını iddia etmiştir. Davacı tanık beyanları yılda iki genel tatil günü banka kapalı iken içerde çalıştıklarını beyan etmiştir. Davacı tanıklarından sadece biri hafta sonu bir gün 09.00-18.00 arası çalıştıklarını beyan etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının tanık beyanlarına göre hafta sonu ve yılda iki genel tatil günü çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Dosya içeriğine göre davacının dava dilekçesinde ve tanık beyanlarında hangi genel tatil günlerinde çalıştığı somut olarak belirtilmemiştir. Hafta tatiline ilişkin salt tek davacı tanığı beyanı dikkate alınarak karar verilmesi de isabetli olmamıştır. Hafta tatili ve genel tatillerde çalışmaya ilişkin ispat yükü kendine düşen davacı yükümlülüğünü yerine getirememiştir. Hafta tatili ve genel tatil alacağının reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.