Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/24466 E. 2013/14008 K. 11.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/24466
KARAR NO : 2013/14008
KARAR TARİHİ : 11.06.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin ulusal bayram genel tatil ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine, karşı davacı ise ihbar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davalı-karşı davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı- Karşı davalı işçi, iş sözleşmesinin işverence haksız fesih edildiğini, iş yerinde fazla çalışma yapmasına, hafta tatilleri ile ulusal bayram genel tatil günlerine çalışmaya devam etmesine rağmen hak kazandığı ücret alacaklarının ödenmediğini ve yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı-Karşı davacı vekili, işçinin istifa ederek işten ayrıldığını, hak kazandığı tüm işçilik ücretlerinin ödendiğini savunarak, müvekkili aleyhine açılan davanın reddini talep etmiş ve iş sözleşmesi işçi tarafından haksız feshedildiğinden davalı şirketin hak kazandığı ihbar tazminatının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin karşılıklı anlaşma ile sona erdirildiği, davacı – karşı davalı işçinin fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışma iddiasının tanık beyanları ile ispatladığı, son iki aya ait ücretin ödendiği ve hak kazandığı yıllık izinlerinin kullandırıldığına ilişkin işverence delil ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı – karşı davacı taraf temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki iş ilişkisinin işçinin istifası ile sona erip ermediği uyuşmazlık konusudur.
Genel olarak iş sözleşmesini fesih hakkı hak sahibine karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren bozucu yenilik doğuran bir haktır. İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı 4857 sayılı İş Kanununun 24. maddesinde düzenlenmiştir. İşçinin önelli fesih bildiriminin normatif düzenlemesi ise aynı yasanın 17. maddesinde ele alınmıştır. Bunun dışında İş Kanununda işçinin istifası özel olarak düzenlenmiş değildir.
İşçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. İstifa iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla birlikte iş ilişkisi sona erer.
Somut olayda, davacı- karşı davalı işçi , iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshedildiğini ileri sürmüş ancak feshin ne şekilde gerçekleştiğine ilişkin bir açıklama yapmamıştır. Davalı- karşı davacı işveren ise; fesihten bir gün önce şirkete ait aracı alkollü şekilde kullanarak kaza yapan davacının şirketi zarara uğratığını, bu konuda savunmasının istenmesi üzerine de istifa ederek işten ayrıldığını savunmaktadır.
02.11.2006 tarihli istifa dilekçesi, işçi tarafından el yazısı ile düzenlemiştir ve kişisel nedenlerle işten ayrılmak istediği beyanını içermektedir. Davacı – karşı davalı, istifaya ilişkin irade beyanının sakat olduğunu, başka bir deyimle hata veya hile neticesi bu beyanın yapıldığını iddia ve ispat etmemiştir. Ayrıca, fesih bildiriminde gösterdiği fesih sebebi ile de bağlıdır.
Her ne kadar işveren 08.11.2006 tarihli ihtarnamesinde, işçinin istifasının uygun bulunduğunu beyan etmiş ise de, istifa dilekçesinde fesih gerekçesi olarak kişisel nedenlere dayanılması ve kıdem tazminatı talep edilmemiş olması da dikkate alındığında, işveren tarafından istifanın kabul edilmesi iş sözleşmesinin karşılıklı olarak anlaşma yolu ile sonlandırıldığı anlamanı taşımaz. Taraflar arasındaki iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı nedene dayanılmaksızın feshedildiği istifa dilekçesi içeriği ile sabittir. Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, davacı – karşı davalı işçinin kıdem tazminatı istemi yönünden davanın reddi gerekirken kabulüne, işveren tarafından ihbar tazminatı talebine ilişkin açılan karşı davanın ise kabulü gerekirken reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.