YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25169
KARAR NO : 2013/16186
KARAR TARİHİ : 02.07.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 02.07.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yaplan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … Karakülah tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin altmışbeş yaşını doldurmakla, yaşı ve sağlığı yönünden işine devam etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle haklı olarak iş sözleşmesini feshettiğini, kıdem tazminatının ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen Alman Hastanesinin tüzel kişiliğinin olmadığını, davacının müvekkili İstanbul Vatan Sağlık Hizmetleri A.Ş.’nin işçisi olduğunu, davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava kıdem tazminatı alacağının tahsili talebini içermektedir.
Yargılamanın hukuka uygun ve sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunmanın özgürce ileri sürülebilmesi ve delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile olanaklıdır. Hasımsız davalar hariç olmak üzere, dava dilekçesi ile duruşma gün ve saati karşı tarafa tebliğ edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan davaya bakılamaz ve yargılama yapılamaz.
Somut olayda, dava dilekçesinde davalı taraf olarak “Universal Hospitals Group Özel Alman Hastanesi Başhekimliği” gösterilmiştir. Dava dilekçesinin anılan hastane işyerine tebliği üzerine, İstanbul Vatan Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekilince davaya cevap dilekçesi sunularak, davalı olarak gösterilen hastane başhekimliğinin tüzel kişiliği olmadığı, davacının müvekkili İstanbul Vatan Sağlık Hizmetleri A.Ş.’nin işçisi olduğu beyanında bulunularak husumet üstlenilmiştir. Ne var ki, davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde, müvekkilinin işvereninin “Özel Alman Hastanesi” olduğunu, İstanbul Vatan Sağlık Hizmetleri A.Ş.’nin ise kayden işçisi gösterildiği taşeron firma olduğunu beyan ederek, davaya cevap dilekçesi beyanları kabul edilmemiştir. İstanbul Ticaret Odası cevabi yazısı ve dosya kapsamına göre, davalı olarak gösterilen hastane başhekimliğinin tüzel kişiliğinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyleyken, Mahkemece, anılan hastane başhekimliğinin davalı olarak kabul edilerek, davanın esasına girilmesi hatalıdır. Anılan nedenle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124. maddesi uyarınca, davalı tarafın yanlış gösterilmesi kabul edilebilir yanılgıya dayandığından, öncelikle “Özel Alman Hastanesi” işyerinin hangi işverene ait olduğu araştırılarak tespit edilmeli, tespit edilecek şahıs veya şirketin davalı olarak gösterilmesi için davacı vekiline usulüne uygun süre verilmeli, neticeye göre, doğru hasma usulüne uygun şekilde dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmalı, ardından davanın esasına girilmelidir. Yazılı şekilde, taraf teşkili usulüne uygun şekilde sağlanmadan davanın esasına girilerek karar verilmesi hatalı olup, kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 02.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.