YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25406
KARAR NO : 2013/16844
KARAR TARİHİ : 08.07.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret, hafta tatili, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin Nisan 1998 yılından itibaren davalı işyerinde tekstil işçisi olarak çalıştığını, fazla mesai yapmaya zorlandığını ve fazla mesailerinin ödenmediğini, işverenin 2008 Nisan ayından itibaren ücretlerinin düzenli olarak ödemediğini, haricen 4.000,00 TL ödeme yapıldığını, ayda ortalama iki pazar mesaiye kaldığını, davalının müvekkiline ücretsiz izin verdiğini belirttiğini, işverenin bu davranışının iş sözleşmesinin feshi anlamına geldiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı alacağı, ücret alacağı, hafta tatili alacağı, fazla mesai alacağı ve ulusal bayram genel tatil alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin bir dönem ödeme güçlüğü içine girmiş ise de elinden geldiğince işçilerin parasını ödediğini, davacının çıkarılmasının söz konusu olmadığını, fazla mesai yapmadığını, ücret bordrolarında fazla mesai kısmını imzaladığından hak etmesinin mümkün bulunmadığını, izinlerinin hepsini kullandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini gerekçesiyle hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu davacının fazla mesai yapıp yapmadığı noktasındadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği kabul edilmelidir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.
Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemesi, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, davacı fazla mesai yaptığını belirtmiştir. Davalı taraf ise davacının fazla mesai yapmadığını, ücret bordrolarına göre çalıştığı fazla mesai ücretlerinin ödendiğini beyan etmiştir. Davacı tanıkların davacının haftanın beş günü 08:00-18:00 saatleri arasında cumartesi günleri ise 08:00-13:00 saatleri arasında çalıştığını beyan etmişlerdir. Davalı tanıklarıda 2008 yılından itirbaren davacının haftanın beş günü 08:00-18:00 saatleri arasında cumartesi günleri ise 08:00-13:00 saatleri arasında çalıştığını belirtmişlerdir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık beyanlarına göre 2008 yılından itibaren davacının haftanın beş günü 08:00-18:00 cumartesi 08:00-13:00 saatleri arasında çalıştığını, buna göre haftalık davacının 5 saat fazla mesai yaptığını kabul ederek fazla mesai alacağının hesaplamıştır. Dosyada davacının işe giriş çıkış kayıtlarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu kayıtlara göre belirlenen fazla mesai ücretlerinin tahakkuk ettiği ve 2008 Nisan ayına kadar davacının ücret bordrolarını imzaladığı anlaşılmaktadır. Davacının çalışma saatlerine ilişkin davalı işyerine ait işe giriş çıkış kayıtlarının dikkate alınmaması hatalıdır. Ayrıca bilirkişi davacının haftalık fazla çalışmasını beş saat olarak belirlemesini rağmen gerekçesini belirtmeden 2009 yılı için fazla çalışma süresini on saat olarak dikkate almasıda hatalıdır.
2-Taraflar arasındaki bir diğer uyuşmaklık konusu davacının hafta tatillerinde çalışıp çalışmadığı noktasındadır.
Davacı ayda ortalama iki pazar gününde çalıştığını beyan etmiştir. Davalı taraf ise davacının hafta tatillerinde çalışmadığını belirtimiştir. Davacı tanıklarından davacının hafta tatili çalışması konusunda bilgi sahibi olan tanık beyanında işyerinde pazar günleri çalışma olmadığını, ancak işlerin yoğun olduğu dönemde ayda en az iki pazar çalışma olduğunu belirtmiştir. Davalı tanıkları davacının işlerin yoğun olduğu zamanda yılda iki yada üç pazar günü çalışması olduğunu beyan etmişlerdir. Tanık anlatımlarına göre işyerinde işlerin yoğun olduğu dönemde hafta tatili çalışması yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak işyerinde işlerin ne zaman yoğun olduğu açıklığa kavuşturulmamıştır. Hal böyle olunca işyerinde işlerin yoğun olduğu dönem tespit edilerek buna göre davacının hafta tatili alacağının hesaplanması gerekirken yılın tamamında ayda iki kez hafta tatilinde çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılması hatalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 08.07.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.