Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/25839 E. 2013/16219 K. 02.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25839
KARAR NO : 2013/16219
KARAR TARİHİ : 02.07.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, yılılk izin ile ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalıya ait iş yerinde 15.12.2003-07.07.2008 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesini işverence haksız feshedildiğini, işyerinde fazla çalışma yapmasına, ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışmaya devam etmesine rağmen bu çalışmalarının karşılığı olan ücret alacaklarının ödenmediğini ve hak kazandığı yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş yerinde çalışan diğer işçileri işverene karşı kışkırttığını, işyerinde panoya asılan kandil kutlaması mesajının alt kısmına “ kandil gününü unutmayan yönetim hesap gününü de unutmasın “ yazarak işverene hakaret ettiğini, iş sözleşmesini 4857 Sayılı Kanunun 25. maddesine dayalı feshedildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin davalı işverence haklı nedene dayalı feshedildiği, davacının fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışma iddiasını tanık beyanları ile ispatladığı gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı istemi reddedilmiş, diğer talepler yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davacı ve davalı taraf temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının temyiz itirazlar yönünden; taraflar arasındaki iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 25 /II-b maddesine göre, işçinin işveren veya aile üyelerinden birine şeref ve namusuna dokunacak sözler sarf etmesi veya davranışlarda bulunması, işverene iş sözleşmesini haklı fesih imkanı verir.
Somut olayda; davalı işveren davacının işyerinde panoya asılan kandil kutlama mesajı altına ”kandil gününü unutmayan yönetim, hesap gününü de unutmasın ezilen kesim.” şeklinde yazı yazdığını, bu eyleminin işverene hakaret niteliğinde olduğunu ileri sürmektedir. İşveren tarafından fesih sebebi olarak ileri sürülen eylem tarih belirtilmek sureti ile somutlaştırılmamıştır. İşyeri çalışanları olan davalı tanıkları tarafından davalının feshe ilişkin iddiası doğrulanmış ise de, davacının kandil kutlama mesajı altına yazdığı ileri sürülen yazı, işyerindeki çalışma koşulları ve yöneticilerden memnuniyetsizliği dile getirici nitelikte olup hakaret içermemektedir . 4857 sayılı Kanunda haklı fesih sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır ve 25/ II- b. bendinde şeref ve namusa dokunan söz ve davranışlardan bahsedilmektedir. Davacı işçinin eleştiri sınırları içerisinde kalan, şeref ve namusa dokunan hiç bir söz içermeyen bu beyanı 25/ II-b. bendine aykırılık oluşturmamaktadır. İşçinin iş yerinde gördüğü olumsuzlukları işverene bildirme amacıyla yazdığı yazı içeriğinde, işçi işveren ilişkisi açısından uygun olmayacak ifadeler kullanmış olması ancak geçerli fesih sebebi sayılabilir. Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulduğunda, kıdem ve ihbar tazminatı istemleri yönünden davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi isabetsizdir.
3-Davalının temyiz itirazları yönünden ise davacının taleplerinden fazlasına ilişkin karar verilip verilmediği uyuşmazlık konusudur.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 maddesinde Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir yönünde düzenleme bulunmaktadır.
Davacı dava dilekçesinin açıklama bölümünde son aya ilişkin ücret alacağının 180.00 TL’sinin ödenmediğini ileri sürmüş olmakla birlikte, dava dilekçesinin sonuç bölümünde ücret alacağı talep etmemiştir. 27.12.2011 tarihli ıslah dilekçesi içeriğinde de ücret alacağı talep edilmemiştir. Mahkemece talep olmadığı halde ücret alacağının tahsiline karar verilmesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. madde hükmüne aykırı olup kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.07.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.