Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/25882 E. 2013/16249 K. 02.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25882
KARAR NO : 2013/16249
KARAR TARİHİ : 02.07.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, ihbar tazminatı, ücret, fazla mesai alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili; davalı Gediz A.Ş. tarafından verilen elektrik açma-kesme, sayaç sökme-takma, ihbar dağıtma işlerini ihale yolu ile alan Ülgen Elektrik Ltd. Şti. firmasının işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini belirterek ihbar tazminatı ile ücret, fazla mesai ücreti alacağının davalıdan ödetilmesini istemiştir.
Davalı vekili; müvekkili şirketin ihale makamı olduğunu, davacının alt işveren işçisi olduğunu, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, sorumluluğun alt işverene ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir,
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının fazla mesai yapıp yapmadığı noktasında toplanmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille sözkonusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
Somut olayda hükme dayanak kılınan bilirkişi raporunda fazla mesai yönünden tespit ve değerlendirme yapılırken davacı ile menfaat birliktelikleri olan tanık anlatımları esas alınmıştır. Mahkemece fazla çalışma konusunda sadece davacı tanıkların anlatımlarına dayanılarak hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi, dosya içerisindeki hizmet alım sözleşmesi ve şartnamelere göre alt işverene verilen işin sözleşme bedeli de dikkate alınarak kaç işçi ile yapılabileceği ve kaç işçi çalıştırıldığı tespit edilmeli, asıl işveren tarafından alt işverene verilen işin denetlenmesi amacıyla alt işveren işçilerinin günlük çalışma sürelerine yönelik düzenlemeler yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, yapılmış ise bu husustaki bilgi ve belgelerde getirtilmeli, alt işverene yapılan hakediş ödemelerine ilişkin belgeler de getirtilerek hakediş ödemeleri kapsamında fazla mesai ücretlerinin bulunup bulunmadığı saptanmalı, işyerinde alt işveren işçilerinin günlük çalışma süreleri, ara dinlenmeleri belirlenmeli, bunun için uzman bilirkişi eşliğinde gerekirse mahallinde keşif dahi yapılarak haftalık ve günlük çalışma süresi hiçbir duraksamaya ver vermeyecek şekilde kesin olarak tespit edilmeli, kanuni süreleri aşan çalışma yaptırılmış ise talimatın kim tarafından verildiği açıklığa kavuşturulmalı, davacının fazla mesai yapıp yapmadığı konusunda olabildiğince yazılı delillere ulaşılmalı, belirtilen araştırmalar yapılmak suretiyle elde edilecek tüm deliller yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak hasıl olacak sonuç dairesinde karar verilmelidir.
Mahkemece yukarıda belirtilen hususlar gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.07.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.