Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/25906 E. 2013/19979 K. 27.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25906
KARAR NO : 2013/19979
KARAR TARİHİ : 27.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık ücretli izin, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davalı Güney Çiftçi Malları Koruma Başkanlığında bekçi olarak çalıştmakta ikan 31/10/2007 tarihli koruma meclisi kararı ile işten çıkarıldığını, gerekçenin kendi istediği ile hareket ederek görevini kötüye kullanma olarak gösterilmesine karşın ne şekilde görevini kötüye kullandığı hakkında kendisine hiçbir şey söylenmediğini, iş sözleşmesinin yasaya aykırı feshedildiğini, asgari ücret ile çalıştığını, hiç yıllık izin kullanmadığını, geç saatlere kadar çalıştığını ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta sonu tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, bilirkişi raporu doğrultusunda taleplerini artırarak ıslah etmiştir.
Davalı, davacının meclisin haberi olmadan görevini kötüye kullandığını, sezonluk işçi olduğunu, kıdem, ihbar tazminatı v.s. talebinde bulunamayacağını, her ne kadar resmi tatil, fazla mesai vs. izinlerini kullanamadığını belirtmiş ise de fazla mesai yapmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, kooperatif üyelerine davacı tarafından tüm kurulun istifa edeceğinden bahisle istifa dilekçeleri imzalatıldığı husususunun davacının kabulünde olduğu, istifa dilekçeleri hakkında başkanın bilgisinin olmadığı, davacının bu hareketinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e. maddesince işçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak ve doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar niteliğinde olduğu, ancak aynı Kanun’un 26/1. maddesinde; fesih hakkının altı iş günü içerisinde kullanılmadığı, bu nedenle feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
İş sözleşmesinin hak düşürücü süre içinde feshedilip feshedilmediği hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
İşçi veya işveren bakımından haklı fesih nedenlerinin ortaya çıkması halinde, iş sözleşmesinin diğer tarafının sözleşmeyi haklı nedenle fesih yetkisinin kullanılma süresi sınırsız değildir. Bu bakımdan 4857 İş Kanunu’nun 26. maddesinde, fesih nedeninin öğrenildiği tarih ile olayın gerçekleştiği tarih başlangıç esas alınmak üzere iki ayrı süre öngörülmüştür. Bu süreler içinde fesih yoluna gitmeyen işçi ya da işverenin feshi, haklı bir feshin sonuçlarını doğurmaz. Bu süre, feshe neden olan olayın diğer tarafça öğretilmesinden itibaren altı işgünü ve herhalde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıl olarak belirlenmiştir.
4857 sayılı Kanun’da, işçinin maddî çıkar sağlamış olması halinde bir yıllık sürenin işlemeyeceği öngörülmüştür. O halde, haklı feshe neden olan olayda işçinin maddî bir menfaati olmuşsa, altı işgününe riayet etmek koşuluyla olayın üzerinden ne kadar süre geçerse geçsin işverenin haklı fesih imkânı vardır.
Altı iş günlük süre işçi ya da işverenin haklı feshe neden olan olayı öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar. Olayı öğrenme günü hesaba katılmaksızın, takip eden iş günleri sayılarak altıncı günün bitiminde haklı fesih yetkisi sona erer.
İşverenin tüzel kişi olması durumunda altı işgünlük süre feshe yetkili merciin öğrendiği günden başlar. Bu konuda müfettiş soruşturması yapılması, olayın disiplin kurulunca görüşülmesi süreyi başlatmaz. Olayın feshe yetkili kişi ya da kurula intikal ettirildiği gün altı iş günlük sürenin başlangıcını oluşturur. Bir yıllık süre ise her durumda olayın gerçekleştiği günden başlar.
Somut olayda, yönetim kurulunca yapılan işten çıkarma işlemi prosedürünün ne şekilde gerçekleştirildiği araştırılmalı, feshin altı işgünü içinde yapılıp yapılmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA,sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.