YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/26039
KARAR NO : 2013/18394
KARAR TARİHİ : 10.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, hafta tatili, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 03.08.1991-04.02.2008 tarihleri arası aralıksız çalıştığını, emeklilik sebebi ile işten ayrıldığını, davacının davalı şirketin taşeronluğunu yaptığı Adana Çimento’nun işinde çalıştığını, kamyon şoförü olup en son aylığının 725,00 TL olduğunu belirterek bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının müvekkili şirkette ya da taşeronun yanında çalıştığını, emekli olduktan sonra da işe alınmadığını, bu nedenle taleplerinin yerinde olmadığını, 2005 yılından itibaren tüm hak ettiği alacakların banka aracılığı ile ödendiğini, sunulan puantaj kayıtlarından fazla mesai yapıp yapmadığının belli olduğunu, bordroların çalışmasına göre düzenlendiğini, davacının puantajları ve ücret pusulalarını imzalarken hiçbir itirazda bulunmadığını, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin davacının emekliliğe ayrılması nedeni ile sona erdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin tüm davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı taraf dava dilekçesinde yer alan kısmi taleplerini 16.02.2011 tarihli dilekçe ile ıslah etmiş ve kıdem tazminatı alacağını 100,00 TL’den 9.532,46 TL’ye çıkarmıştır. Ancak yerel mahkeme davacı tarafın ıslah miktarını dikkate almadan ıslah tarihinden sonra alınan 25.05.2011 tarihli bilirkişi raporunda kıdem tazminatı alacağı olarak belirlenen miktar olan 16.308,54 TL üzerinden hüküm tesis etmiş olması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesindeki taleple bağlılık kuralına aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan mahkeme kararının yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.