YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/26049
KARAR NO : 2013/19207
KARAR TARİHİ : 19.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, verilen kısa kararda kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacağı konusunda bilirkişi hesap raporunun birinci seçeneğine göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysa, 16.07.2012 günlü oturumunda taraf vekillerine tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine aykırı olduğu zaptın ve kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır. Gerçekten, kısa kararda, davacının istekleri arasında olmayan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin alacakları konusunda karar verilmiş iken gerekçeli kararın hüküm fıkrasında bunlardan farklı olarak dava konusu edilen ücret alacağı konusunda hüküm kurulması çelişkili olmuştur. Mahkemece sehven olduğu anlaşılan durum hakkında kararın talep gibi düzeltilmesi konusunda duruşma harici tutanak tutulmuş ise de son oturumda açıklanan sonuç kararın sonradan tutulan bir tutanakla düzeltilmesi mümkün değildir. Bu durumda, konuyla ilgili 10.04.1992 günlü ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır. Mahkemece bu şekilde kısa karar ile ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmış olması bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.