YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/26071
KARAR NO : 2013/16966
KARAR TARİHİ : 09.07.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi ve ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, asıl işveren olan davalı … Bakanlığına ait iş yerinde 01.03.1996-02.11.2010 tarihleri arasında alt işveren işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işyerine alkollü geldiği ve işverenin bir başka işçisine tacizde bulunduğu gerekçesi ile iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini, feshe konu eylemleri gerçekleştirmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkili ile davacı arasında iş sözleşmesi bulunmadığını, ihale makamı konumunda olan idarenin işçilik alacaklarından sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini talep etmiştir .
Davalı …, davacının feshe konu olay tarihinde nöbeti sırasında meydana gelen doğalgaz kaçağını kontrol etmesi için için işyerine çağrıldığını, alkollü olarak işyerine gelen davacının bir başka işçiye sözlü tacizde bulunduğunu, feshin haklı sebebe dayandığını ve işçinin kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini ileri sürmüştür.
Mahkemece, davalı işveren tarafından feshin 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 26. maddesinde öngörülen altı günlük hak düşürücü süre içerisinde gerçekleştirilmediği, bu sebeple davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı taraflar temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş sözleşmesinin hak düşürücü süre içinde feshedilip feshedilmediği hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
İşçi veya işveren bakımından haklı fesih sebeplerinin ortaya çıkması halinde, iş sözleşmesinin diğer tarafının sözleşmeyi haklı sebeple fesih yetkisinin kullanılma süresi sınırsız değildir. Bu bakımdan 4857 Kanun’un 26. maddesinde, fesih sebebinin öğrenildiği tarih ile olayın gerçekleştiği tarih başlangıç esas alınmak üzere iki ayrı süre öngörülmüştür. Bu süreler içinde fesih yoluna gitmeyen işçi ya da işverenin feshi, haklı bir feshin sonuçlarını doğurmaz. Bu süre, feshe sebep olan olayın diğer tarafça öğretilmesinden itibaren altı iş günü ve herhalde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıl olarak belirlenmiştir.
Altı iş günlük süre işçi ya da işverenin haklı feshe sebep olan olayı öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar. Olayı öğrenme günü hesaba katılmaksızın, takip eden iş günleri sayılarak altıncı günün bitiminde haklı fesih yetkisi sona erer.
İşverenin tüzel kişi olması durumunda altı iş günlük süre feshe yetkili merciin öğrendiği günden başlar. Bu konuda müfettiş soruşturması yapılması, olayın disiplin kurulunca görüşülmesi süreyi başlatmaz. Olayın feshe yetkili kişi ya da kurula intikal ettirildiği gün altı iş günlük sürenin başlangıcını oluşturur. Bir yıllık süre ise her durumda olayın gerçekleştiği günden başlar.
Somut olayda; davacı ile aynı yerde görev yapmakta olan Meltem Yılmaz isimli işçi şikayet dilekçesinde, davacının 09.10.2010 tarihinde işyerinde meydana gelen bir arızayı gidermek için işyerine geldiğini, işi bittikten sonra evli olmasına rağmen kendisini bira ve çay içmeye davet ettiğini, ve bu kabul etmemesi üzerine de başka kişiler ile gayri ahlaki ilişkiler içinde olduğunu ima eder şekilde sözler sarf ettiğini ileri sürülmüştür. Davacının tacizine uğradığını beyan eden bu işçi, mahkeme huzurunda alınan ifadesinde de aynı beyanlarını tekrarlamıştır.
Mahkemece, feshe konu eylemin gerçekleştiği ve haklı fesih sebebi oluşturduğu kabul edilmiş olmakla birlikte, feshin 4857 Sayılı Kanun’un 26. maddesin de öngörülen altı günlük hak düşürücü süre içerisinde gerçekleştirilmediği gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmiştir .
Feshe konu olay 09.10.2010 tarihinde meydana gelmiştir. Asıl işveren olan Sağlık Bakanlığı tüzel kişi olup, feshe yetkili makamlarının feshe konu olayı öğrenmesinden itibaren altı günlük süre işlemeye başlayacaktır. Tacize uğradığını ileri süren işçi ilgili şikayet dilekçesini resim olarak hastane yönetimine 18.10.2010 tarihinde ibraz etmiştir . Konuya ilişkin araştırma yapıldıktan sonra 26.10.2010 tarihinde asıl feshe konu eylemen alt işverene yazılı olarak bildirilmiştir. Gerçek kişi olan alt işveren ise bu tarihten itibaren işlemeye başlayan altı iş günlük süre içerisinde 02.11.2010 tarihinde iş sözleşmesini feshetmiştir. Bu durumda 4857 sayılı Kanun’un 26. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin dolduğunda bahsedilemez. Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
3- Kabule göre de davalı … Bakanlığının 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğunun dikkate alınmaması hatalıdır.
Ayrıca dava 100,00 TL olarak talep edilen fazla çalışma ücret alacağı yönünden reddedilmiştir, bu durumda, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AvukatlıkAsgari Ücret Tarifesinin 12. maddesinin; 2. bendinde yer alan “ Şu kadar ki asıl alacak miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez” yönündeki düzenleme gereğince, davalı lehine 100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretinin 11,98 TL olarak belirlenmesi de isabetsizdir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.07.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.