YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/26634
KARAR NO : 2013/20482
KARAR TARİHİ : 01.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, aylık ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin işverence haklı neden olmadan feshedildiğini, işçilik alacaklarının ise ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, aylık ücret, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin devamsızlığı nedeniyle haklı olarak feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, sair ödenmemiş işçilik alacağının ise bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının hak kazandığı fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacaklarının hesaplanması noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacının davalıya ait işyerinde haftanın altı günü 09:00-19:30 saatleri arasında çalıştığı, ara dinlenme sürelerinin düşümüyle haftalık oniki saat fazla çalışma yaptığı, karşılığı ücretinin ise ödenmediği anlaşılmaktadır. Mahkemenin bu yöne ilişkin kabulü isabetlidir. Ancak, Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davacının çalışma süresi 11.09.2006-16.06.2009 tarihleri arasında geçmiştir. Hal böyleyken, fazla çalışma ücretinin 08.06.2006-16.06.2009 tarihleri arasında hesaplandığı ikinci bilirkişi raporunun hükme esas alınması hatalı olmuştur.
Diğer taraftan, fazla çalışma ücreti alacağı bakımından hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı işçinin hak kazandığı brüt fazla çalışma ücreti alacağından, damga ve gelir vergisi kesintilerinin yapılmasıyla yetinilerek, alacağın net miktarı tespit edilmiştir. Gerek 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun mülga 77. maddesi, gerekse 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 80. maddesi uygulaması açısından, fazla çalışma ücreti prime esas kazançlar içerisinde olup, işçi payına düşen prim kesintilerinin nazara alınmaksızın alacağın net tutarının belirlenmesi hatalı olmuştur.
3-Davacının çalışma süresine göre, yirmisekiz gün yıllık izin süresine hak kazandığı, oniki gün karşılığı yıllık izin ücretinin ödendiği, bakiye onaltı günlük izin süresinin kullandırıldığının ya da karşılığı ücretinin ödendiğinin işverence kanıtlanamadığı dosya kapsamıyla sabittir. Mahkemece, yıllık izin ücreti yönünden itibar edilen birinci bilirkişi raporunda da, davacının onaltı günlük izin süresine ait ücreti hesaplanmıştır. Bu durumda, Mahkemece gerekçe içeriğinde, davacının kırkiki günlük izin süresine ait yıllık izin ücreti alacağının bulunduğunun açıklanması hatalıdır.
Diğer taraftan, yıllık izin ücreti alacağı bakımından hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı işçinin hak kazandığı brüt yıllık izin ücreti alacağından, damga ve gelir vergisi kesintilerinin yapılmasıyla yetinilerek, alacağın net miktarı tespit edilmiştir. Gerek 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun mülga 77. maddesi, gerekse 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 80. maddesi uygulaması açısından, yıllık izin ücreti prime esas kazançlar içerisinde olup, işçi payına düşen prim kesintilerinin nazara alınmaksızın alacağın net tutarının belirlenmesi hatalıdır.
Yukarıda yazılı sebeplerden, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davalıya iadesine, 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.