YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/26780
KARAR NO : 2013/20299
KARAR TARİHİ : 01.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ile ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalıya ait işyerinde 15.03.2005-14.03.2011 tarihleri arasında çalıştığını, çalışma süresinin Sosyal Güvenlik Kurumu eksik bildirildiğini, işyerinde fazla çalışma yapmasına rağmen ücretlerinin ödenmediğini ve iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının kendi isteği ile işyerinden ayrıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davalı işverence haksız feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalı taraf temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş sözleşmesinin kimin tarafından feshedildiği ve feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshedildiğini ileri sürmektedir. Davalı işveren ise işçinin görevinin gereği gibi yerine getirmediğini ve işyerinden ücretini ödemeden bir miktar deterjan çıkardığını, bunun anlaşılması üzerine de iş yerini terk ettiğini savunmuş ve bu hususta düzenlenmiş terk tutanağını dosyaya sunmuştur.
Davacı ve davalı tanıkları ortak anlatımlarında, davacının işyerinde fazla çalışma yaptığını, işçiye fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini ve çalışma koşullarının ağır olması nedeni ile davacının işe bıraktığı yönünde beyanda bulunmuşlardır. Fesih sonrasında
işverence işçiye kıdem tazminatı ödendiği de görülmektedir. Tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile haklı sebebe dayalı feshedildiği anlaşılmaktadır.
İşçinin emeğinin karşılığı olan ücret işçi için en önemli hak, işveren için en temel borçtur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesinin (II) numaralı bendinin (e) alt bendinde ücreti ödenmeyen işçiye haklı nedene dayanarak iş sözleşmesini feshetme hakkı tanınmıştır. İlgili düzenlemede sözü edilen ücret, geniş anlamda ücret olarak değerlendirilmelidir. İkramiye, prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacakların ödenmemesi durumunda da işçinin haklı fesih imkânı bulunmaktadır.
Ancak, ihbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. İş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz.
Somut olayda; taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile haklı sebebe dayalı sona erdirildiği anlaşıldığından, ihbar tazminatı yönünden davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 01.10.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.