Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/26801 E. 2013/20518 K. 01.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/26801
KARAR NO : 2013/20518
KARAR TARİHİ : 01.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, ikramiye ve izin ücreti ile işe başlatmama ve ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 21.10.2000 tarihli iş sözleşmesinde öngörülen zam oranlarının davacının ücretine yansıtılıp yansıtılmadığı ve davacının ücretinin eksik belirlenmesi nedeni ile doğan ücret ve diğer fark işçilik alacaklarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Taraflar arasında 21.10.2000 ve 14.11.2003 tarihli olmak üzere iki ayrı iş sözleşmesi imzalanmış olup her iki iş sözleşmesinde ücret artışı ile ilgili farklı düzenleme yapılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan 21.10.2000 tarihli iş sözleşmesinin özel şartlar bölümünün 1.maddesinde personelin 31.10.2000 tarihinde almakta olduğu ücret baz alınmak sureti ile
A)01.11.2000 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere almakta olduğu ücret %50 oranında artırılacak
B-)01.01.2001 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere baz alınan ücret üzerinden hesaplanacak en son 6 aylık Tüfe oranında artış yapılacak
D-)01.07.2001 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 30.06.200 tarihinde almakta olduğu ücret üzerinden hesaplanacak en son 6 aylık TÜFE oranında artış yapılacak
e-) Bu tarihten itibaren her yıl 1 Ocak ve 1 Temmuz tarihleri itibari ile personelin almakta olduğu ücret en son 6 aylık TÜFE oranında artırılacak şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Ancak taraflar arasında bağıtlanan 14.11.2003 tarihli yeni iş sözleşmesinde ise ücret artışlarının şirket yönetimince belirlenecek dönem ve oranlarda uygulanacağı kararlaştırılmıştır.
Çalışma koşulları, tarafların karşılıklı uzlaşmaları ile değiştirilmesi her zaman mümkündür. Buna göre taraflar arasında karşılıklı uzlaşma ile 14.11.2003 tarihinde düzenlenen iş sözleşmesinde davacının ücret artış şekli belirlenmiştir. Bu durumda artık 14.11.2003 tarihinden sonrası için 21.10.2000 tarihli iş sözleşmesinde öngörülen zam oranlarının ücrete uygulanması talep edilemez.
Somut olayda 14.11.2003 tarihli iş sözleşmesinin ücret artışına ilişkin hükümü dikkate alındığında davacı işçinin çalıştığı döneme ilişkin fark ücret ve diğer fark işçilik alacaklarının reddi gerekirken kabulü bozmayı gerektirmiştir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla mesai konusunda hesap yapılırken davacı ile menfaat birlikteliği olan tanık anlatımları dikkate alınmıştır. Mahkemece fazla çalışma konusunda sadece bu iki tanığın soyut anlatımına dayanılarak ve işveren tarafından dosyaya sunulan işyerine giriş çıkış kayıtları dikkate alınmadan hüküm kurulması hatalıdır. Davacı tanıklarının fazla mesai çalışmaları konusunda soyut açıklamalarda bulunmaları karşısında davacı isticvap edilerek, işin niteliği ve dosya içeriği birlikte değerlendirilmek suretiyle fazla mesai alacağı hakkında bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 01.10.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.