Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/26827 E. 2013/20871 K. 07.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/26827
KARAR NO : 2013/20871
KARAR TARİHİ : 07.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret alacağı, fazla mesai, gece çalışma ücreti zammı ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, Kardemir A.Ş.’nin alt işvereni olan davalı işyerinde sıcak tamir işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshedildiğini belirterek ödenmeyen işçilik alacaklarını talep etmiştir.
Davalı Can Demir Çelik Tem. Nak. İnş. Taah. ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti. vekili, asıl işveren tarafından davacının iş sözleşmesinin hizmetine ihtiyaç kalmadığı gerekçesiyle feshedildiğini, müvekkil şirket tarafından kendisine iş teklifinde bulunulduğunu, ancak davacının bu teklife cevap vermediğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iş sözleşmesinin feshinde geçerli sebebe dayanılmadığı, sözleşmenin feshinin usulüne uygun yapılmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, 22 günlük Ekim ayı ücret alacağının bulunduğu, 2004-2007 yılları arasındaki fazla mesai, hafta tatili, genel tatil ücretlerinin bordro ile davacıya ödendiği, davacının 2005 yılından kullanmadığı ondört günlük izni bulunduğu, ancak dava açıldıktan sonra izin ücretinin davacıya ödendiği gerekçesiyle, yıllık izin ücretine ilişkin davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazla mesai ücretine ilişkin davasının reddine, kıdem, ihbar tazminatları ve ücret alacağı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin uyuşmazlık bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326/2 maddesinde “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” öngörülmüştür.
21.12.2011 tarihli, 28149 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6/1 maddesi: “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur…” hükmünü içermektedir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12/1. maddesinde, “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Belirlenen bu ücret Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre tespit edilen ücretten az olamaz.” hükmü yer almaktadır. Buna göre hükmedilecek vekalet ücreti -dava miktarı itibariyle 1.200 TL’nin aşağısında kalmasına rağmen- anılan madde gereği 1.200,00 TL’den az olamayacaktır. Ancak, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 30.06.2011 tarihli YD İtiraz No : 2011/321 numaralı kararı ile konusu para ile değerlendirilen davalarda hükmedilecek nispî avukatlık ücretinin Tarifeye göre belirlenen maktu avukatlık ücretinin altında kalması durumunda, hükmedilecek maktu vekâlet ücretinin de asıl alacağı geçmeyeceği yönünde bir sınırlandırma getirilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden, asıl alacak tutarından fazla maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi sonucunu doğuracak şekilde asgari sınır getirilmesine yönelik tarife kuralının tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenecek nispî avukatlık ücretinin, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre tespit edilen ücretten (maktu avukatlık ücreti) az olamayacağına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12/1. maddesinin son cümlesinin yürütmesinin durdurulmasına karar vermiştir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12/2. maddesi “Şu kadar ki asıl alacak miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez.” hükmünü içermektedir.
Somut olayda, mahkemece, reddedilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12/2. maddesi gereğince davalı yararına 440,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 120,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Ancak, belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasındaki 10. maddesinde yazılı olan “Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’ye göre 120,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin silinerek yerine “Karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre hesaplanan 400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılarak hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.