Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/27706 E. 2013/19075 K. 17.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/27706
KARAR NO : 2013/19075
KARAR TARİHİ : 17.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Taraflar arasındaki, fazla çalışma ve manevi tazminat alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.09.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ….. ile karşı taraf adına Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … Karakülah tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde feshedilmesi sebebiyle manevi zarara uğradığını, çalışma süresi boyunca fazla çalışma ücreti alacaklarının ödenmediğini beyanla, müvekkilinin fazla çalışma ücreti ve manevi tazminat alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini, hak ettiği işçilik alacaklarının ödendiğini, davacının fazla çalışmasının bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle fazla çalışma ücreti talebi yönünden davanın kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de, anılan çalışmaların olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, Mahkemece, davacı tanık beyanlarına itibarla, fazla çalışma ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, davacı tanıklarının çalışma sürelerine göre, alacağın hesaplanmasına esas sürenin tamamı boyunca davacının çalışma koşullarını bilmeleri beklenemez. Anılan sebeple, davacı tanıklarının çalışma süreleri itibariyle, davacının çalışma koşullarını bilmeleri mümkün olan süre tespit edilmeli, bu süreyle sınırlı olmak üzere, davacının fazla çalışma ücreti alacağı davacı tanık beyanları esas alınarak belirlenmelidir.
Kabule göre de, işçinin geçmiş dönemlere ait ücretinin belirlenemediğinden bahisle, son dönem ücretinin asgari ücrete oranı yapılarak geçmiş dönem ücretleri tespit edilmiş ise de, anılan yönteme başvurmadan önce, hesaplamaya esas süreye dair tüm ücret bordrolarının işverenden istenilmemesi hatalıdır.
Yukarıda yazılı sebeplerden, eksik inceleme ve araştırmayla karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.