YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/28619
KARAR NO : 2013/31001
KARAR TARİHİ : 30.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, fazla mesai, yıllık izin ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; davacının davalıya ait işyerinde 10.01.2009-24.06.2009 tarihleri arasında Cezayir Relizane CNEP IMM 1052 (618 şantiyesi) inşaatında mühendis olarak çalıştığını, aylık ücretinin 3.000,00 USD olduğunu, 11 günlük ücret, 15 günlük yıllık izin ücreti alacaklarının ödenmediğini, fazla mesai yaptığını, hafta tatillerinde çalıştığını ileri sürerek, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve ücret alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 24.09.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini artırmıştır.
Davalı vekili; davacının, sözleşmede bürüt ücretinin aylık 650,00 USD olarak kararlaştırıldığını, Cezayir’de tatil günü olan Cuma günleri işçilerin çalışmadığını, hafta tatilinin Cuma günleri kullandırıldığını, alacaklarının ödendiğini, çalışma süresinin kısalığı sebebi ile yıllık izin hakkının olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının 10.01.2009-24.06.2009 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde 5 ay, 14 gün, 3.000,00 USD ücretle çalıştığı, ücretin ve yıllık izin ücretinin ödendiğinin işverence ıspatlanamadığı, her ne kadar çalışma süresinin kısa olduğu gerekçesi ile 11 günlük izin ücretine hak kazanılamayacağı iddia edilmiş ise de ikale sözleşmesinde davacının izin ücretinin ödenmesine dair hüküm bulunduğundan yıllık izin ücretinin ödenmesi gerektiği, fazla çalışma yapıldığı ve hafta tatillerinde çalışıldığı gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı ve yıllık izin ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda, davacı tanıklarının beyanlarına göre, davacının, haftada altı gün çalışıldığında 08-19 saatleri arasında günlük 11 saat çalıştığı, 1,5 saat ara dinlenmesinin düşülmesiyle günlük 9,5 saat, haftalık 57 saat çalıştığı 12 saat fazla çalışma yaptığı, iki haftada bir Cuma günleride çalışıldığında haftanın 7 günü aynı şartlarda 21,5 saat fazla çalışma yaptığı, buna göre haftalık ortalama 16,5 saat fazla çalıştığı kabul edilmiş ise de, davalı, çalışılan Cezayir ülkesinde Cuma günlerinin tatil olduğunu ileri sürmüştür. Buna göre, Cezayir ülkesinde cuma günlerinin tatil olup olmadığı, Cuma günlerinde çalışma yapılmasının yasak olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Ayrıca, davacı hafta tatili ücreti alacağını fazla çalışma ücretinden ayrı olarak talep ettiğine göre, bu alacak talebi hakkında ayrı bir hüküm kurulmayarak bu çalışmaların fazla çalışma ücreti içinde hesap edilmesi doğru değildir.
Öte yandan, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 53. maddesinde, “işyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir.” hükmü düzenlenmiştir. Davacı, davalıya ait işyerinde bir yıldan az süre ile çalışmıştır. Buna göre, davacının yıllık izne hak kazanamadığı gözetilmeden bu talebin reddi yerine hatalı yorum ile yazılı şekilde kabuluüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.