Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/3723 E. 2012/24224 K. 02.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3723
KARAR NO : 2012/24224
KARAR TARİHİ : 02.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacağı ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde 06.05.2002 tarihinde çalışmaya başladığını, en son aylık 670,00 TL net ücret aldığını, yıllık 300,00 TL yakacak yardımı yapıldığını, davacının işverenden 4 yıl 2 ay 29 gün üzerinden hesaplanacak olan kıdem tazminatı alacağı, 8 haftalık ihbar tazminatı alacağı, 56 günlük yıllık izin ücreti alacağı ve bunların yanında 2006 yılı Ekim ve Kasım aylıkları, davalı iş veren tarafından hiç bir sebep gösterilmeksizin iş akdinin feshedilmesi nedeni ile 50,00 TL kıdem tazminatı alacağı, 50,00 TL ihbar tazminatı alacağı, 50,00 TL yıllık izin ücreti alacağı, 2006 yılı Ekim ve Kasım aylıklarının toplamı 1.340,00 TL ücret alacağının en yüksek yıllık banka faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde 531,00 TL brüt ücret ile çalıştığını, iş akdinin davalı tarafından feshedilmediğini, iş yerinde muhasebeci olarak çalışan davacının bankalardan çekmiş olduğu paraların hesabını veremediğini, davacının tespit olunan davalıya ait 2.090,00 TL’yi zimmetine geçirdiğini, hesabın ayrıntıları istenince hiçbir gerekçe göstermeden işten ayrıldığını, davasının reddine karar verilmesini talep ve müdafaa etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yerel mahkeme kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İş sözleşmesinin işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Somut olayda; davalı vekili temyiz dilekçesinde davacının kendi düzenleyip imzaladığı belgelerle davalı adına bankadan para çektiğini ve bu belgelerin getirtilip imza incelemesi yapılmasını talep ettiğini, mahkemenin bu talebi reddederek eksik inceleme ile karar verildiğini iddia etmektedir. Mahkemece davalı vekilinin evrak temin edildikten sonra imza incelemesi yapılması yönündeki talebi reddedilmiştir. Feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığının belirlenmesi bakımından; bankadan para çekilmesine ilişkin talimat evrakları istenmeli, uzman bilirkişi aracılığıyla talimattaki imzalarla davacının imzasının kıyaslanarak incelenmeli daha sonra davacının feshe neden gösterilen davranışı ile ilgili alınan bilirkişi raporunun yetersiz olması nedeniyle, olayın özelliği dikkate alınarak, bir bankacı ve bir mali müşavirden oluşan bilirkişi kurulu aracılığı ile işyeri ve banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Bu nedenle mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.