Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/5055 E. 2012/25562 K. 16.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5055
KARAR NO : 2012/25562
KARAR TARİHİ : 16.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, iş sözleşmesinin emeklilik sebebiyle fesih edildiğini … sürerek, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağı istemiştir.
Davalı, davanın esastan ve husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Kıdem tazminatına uygulanması gereken faizin başlangıcı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi hükmü uyarınca kıdem tazminatını düzenleyen 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi halen yürürlüktedir. Anılan 14. maddenin 11. fıkrası hükmüne göre kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir.
Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi halinde bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği 1475 sayılı Kanun’un 14/11. maddesinde öngörülmüştür. O halde faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. Bu noktada, iş
sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez. Ancak,
yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde 1475 sayılı Kanun’un 14/3. maddesine göre işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarih olmalıdır.
Dava dilekçesinde belli bir faiz oranı ya da başka bir faiz türü veya başlangıcı gösterilmişse, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca istekle bağlılık kuralından hareket edilerek bu faiz oranını veya faiz başlangıcını aşmayacak şekilde faize karar verilmelidir.
Somut olayda, davacı, dava dilekçesi ile ıslah dilekçesinde, kıdem tazminatına temerrüt tarihi olan 07.01.2011 tarihinden itibaren faiz istemesine rağmen, fesih tarihi olan 15.08.2010 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte olan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle hüküm fıkrasının 1. bendinin silinmesine, yerine,
“1-… 5.326,88.-TL kıdem tazminatının temerrüt tarihi olan 07.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 16.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.