Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/5552 E. 2012/25223 K. 13.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5552
KARAR NO : 2012/25223
KARAR TARİHİ : 13.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, ikramiye alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverenlik nezdinde diş hekimi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin feshi üzerine kıdem-ihbar tazminatı ödendiği ancak ikramiye alacaklarının ödenmediğini belirterek, ödenmediğini iddia ettiği 2005/12. ayı, 2006/8-12 ayları, 2007/4-8-12. ayları, 2008/4-8-12. aylarına ait ikramiye alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, isteklerin kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Evlilik nedeniyle iş sözleşmesini fesheden ve işyerinde diş hekimi olarak çalışmış olan davacı çalıştığı dönem içerisinde ödenmeyen ikramiye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiş, mahkemece istekler hüküm altına alınmıştır.
Dosya içeriğine göre işyerinde şube kararına dayalı olarak ikramiye ödemesi yapıldığı ancak ekonomik sebeplerle şube kurulunca alınan 28.02.2007 tarihli karar ile geçmişe dönük ödenmeyen ikramiyelerde dahil olmak üzere ikramiye uygulamasının kaldırılmasına karar verilmiştir. Tanık anlatımlarına göre şube kurulu kararının işyerinde ilan edilerek duyurulduğu ve ayrıca sözlü olarak çalışanlara bildirildiği anlaşılmaktadır.
Davacının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihe kadar ikramiye ödenmemesine karşı çıkmadığı, bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmakla, davacının da ikramiyelerin kaldırıldığından haberdar olduğunun kabulü gerekir. Ayrıca, belirtmek gerekir ki, tanık anlatımları ikramiyelerin kaldırıldığını çalışanlara duyurulduğu savunmasını doğrular niteliktedir. İşverence ikramiye uygulamasına son verilmesinin davacı ve çalışanlara duyurulması ve buna karşı çıkılmaması dikkate alındığında, şube kurulu kararından sonra uzun sayılabilecek bir süre çalışmış olan davacının geçmişe dönük ikramiye alacaklarını talep etmesi kural olarak mümkün değildir. Ancak, davalı şube kurul kararı ile geçmişte doğmuş ancak ödenmemiş olan ikramiyelerin de ödenmemesine karar verilmiş ise de, şube kurul kararı sadece geleceğe yönelik olarak geçerli kabul edilebilir. Diğer bir tabirle, kurul kararının geçmişe dönük olarak geçerli olduğunu kabul etmek mümkün değildir.
Davalı vekilinin, süresinde ve usulüne uygun … sürdüğü zamanaşımı defi de dikkate alınarak, davacının yönetim kurulu kararından önceki döneme ilişkin ikramiye alacağı olup olmadığının tespiti gerekirken, bilirkişinin zamanaşımı def’ini dahi dikkate almaksızın ve yukarıdaki maddi ve hukuki olgular değerlendirilmeksizin düzenlediği hatalı raporun dikkate alınarak hesapladığı ikramiye alacağının hüküm altına alınması hatalı olup, hüküm bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, 13.11.2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Somut olayda davacı işçi 2005/12, 2006/6-12, 2007/4-8-12 ve 2008/4-8-12 aylarına ilişkin ödenmesi gereken ikramiye alacaklarının ödenmediğini … sürerek, anılan alacağının hüküm altına alınması isteğinde bulunmuş, mahkemece isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
İşyerinde 28.02.2007 tarihine kadar ikramiye ödendiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Belirtilen tarihte alınan bir kararla ikramiye uygulamasının kaldırılmasına karar verildiği ve kararın işyerinde ilan edilerek işçilere bildirildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesinde, işveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz.
Davalı tarafça tek taraflı olarak ikramiye uygulamasının kaldırılması yazılı olarak kabul edilmediği için davacıyı bağlamaz. Kararın işyerinde ilan edilmesi ya da davacıya herhangi bir şekilde bildirilmiş olması yeterli değildir. Dosya içeriğine göre davalı işverence tek taraflı olarak ikramiye uygulamasının kaldırılmasına davacının yazılı olarak muvafakat etmediği açık olup, bu nedenle ödenmeyen ikramiye alacaklarının hüküm altına alınmasına ilişkin mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır. Kararın onanması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılamıyorum.13.11.2012