YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6085
KARAR NO : 2012/26088
KARAR TARİHİ : 21.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ikramiye, yıllık izin, ücret ile fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait işyerinde 23.02.2004-26.02.2009 tarihleri arasında personel sorumlusu idari personel olarak çalıştığını, 24.02.2009 tarihinde firma yetkililerinin müvekkilini çağırarak, kendisine hazırlamış olduğu fazla mesai çizelgelerinde yapılan düzeltmeleri sorduklarını, işveren vekili olan karşı tarafın müvekkiline şeref ve haysiyet kırıcı sözler söylediğini, daha sonra iş sözleşmesini sözlü olarak feshettiğini, iş arama iznini kullanmasını belirterek, kıdem tazminatının da ödeneceğinin açıklandığını, ancak yazılı fesih yapılmadığını, işyerinde yaşanan tüm bu olumsuzluklar sonucunda iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-a,c,e fıkra hükümleri kapsamında haklı olarak 26.02.2009 tarihi itibariyle feshettiğini, fazlaya ait talep hakları saklı kalmak üzere, 100,00 TL brüt kıdem tazminatı, 100,00 TL brüt ikramiye, 100,00 TL brüt yıllık izin ücreti, 100,00 TL brüt ücret, 100,00 TL brüt fazla mesai ücreti alacağının davalıdan tahsiline, kıdem tazminatı için sözleşmenin feshi tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz, diğer alacaklara sözleşmenin feshi tarihinden itibaren kanuni faiz yürütülmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili davacının iş sözleşmesini 4857 sayılı Kanun’un 24/II. maddesine göre kendisinin feshettiğini, işverenlikçe tüm alacaklarının ödeneceğinin bildirildiğini, ancak davacının hak etmediği halde fazla mesai ücreti istediğini, ihtirazi kayıtla dahi olsa herhangi bir ibraname vermediği için kendisine ödeme yapılmadığını, hak ettiği alacaklarının 11.03.2010 tarihinde … Kredi Bankasındaki hesabına yatırıldığını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline, ıslah ile artırılan alacaklarla ilgili fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar vermiş davalı taraf lehine red vekalet ücreti takdir edilmemiştir.
Hüküm, davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahkemece, talep edilen alacak miktarının kısmen reddedilen kısmı itibariyle davalı lehine avukatlık ücretine hükmedilmemiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. Ancak, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle hüküm fıkrasına “Davalı vekille temsil edildiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 293,23 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,” ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine, 21.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.