YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6114
KARAR NO : 2012/26263
KARAR TARİHİ : 22.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, genel tatil ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı taraf davacının, davalı şirkete ait işyerinde 01.08.2007-05.06.2009 tarihleri arasında çalıştığını, maaşlarının düzenli olarak ödenmediğini ve son iki aylık maaşının hiç ödenmediğini, en son ücretinin … 1.400,00 TL olduğunu, hafta tatili günlerinde, resmi bayramlarda çalıştığını, 28 günlük yıllık izninin kullandırılmadığını ve ücretinin de ödenmediğini, haklarının ödenmesi için ihtarname gönderildiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını iddia ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf ise davacıya noterden çekilen ihtarname ile yurtdışında şirket adına yapmış olduğu navlun tahsilatlarının ve masraf harcama belgelerinin hesaplarını vermediği ve 04.06.2009 tarihinden itibaren işe gelmediği bildirilerek hesaplarını vermesinin ve işbaşı yapmasının, aksi halde iş sözleşmesinin fesih edileceğinin ihtar edildiğini, davacının çektiği ihtarname ile iş sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiğini ve tazminat ve alacaklarının ödenmesini istediğini, davacının yurtdışından döndüğü 02.06.2009 tarihinde yükü boşaltıp kullanmış olduğu aracı kimseye teslim etmeden ve hiç bir yetkiliye haber vermeden işyerinden ayrıldığını, davacının iş sözleşmesini tek taraflı olarak feshinin haksız olduğunu, işverenin davacıya maaş, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti, fazla mesai borcunun olmadığını, … çalışan şoförlere avans verildiğini, dönüşlerinde harcama belgelerini ibraz etmeleri gerektiğini, davacının sürekli avans dönüşlerini tam olarak iade etmediğini, şirkete borçlu olduğunu, çalışanlara asgari ücret üzerinden maaş verildiğini, çalışanlara fazla mesai yapılması hususunda talimat verilmediğini, hafta sonları ve resmi tatillerde çalışma sözkonusu olmadığını, davacının 25.08.2007 tarihinde çalışmaya başladığını, yıllık izninin 2008/Ağustos ayında kullandırıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, işyerinde ücretlerin düzensiz ödendiği, fazla mesai ve genel tatil ücretlerinin ödenmediği, davacının işyerine gönderdiği ihtarname ile belirtilen alacaklarının ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini feshettiği, ibraz olunan 2008 ve 2009 yıllarına ait ücret bordroları ve imzalı tediye makbuzları incelendiğinde, davacıya ücretinin yanında Euro olarak harcırahlarının da ödendiği, Haziran ayında ödeme yok ise de Mayıs ayı ödemesi bilirkişinin hesapladığından daha yüksek olduğundan davacının ücret ve harcıraha ilişkin alacağının bulunmadığı ve ayrıca davacının fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti ve genel tatil ücretti alacaklarını ispat ettiği gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalı ve davacı tarafından temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
Davacı vekili, davacının davalı işveren nezdinde uluslararası tır şoförü olarak çalıştığını ve aylık … 1.400,00-TL ücret aldığını belirterek dava konusu alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının belgelerde yer alan şekilde asgari ücretle çalıştığını, davacıya yurt dışına çıktığı her sefer için ihtiyaçlarını karşılamak üzere bir miktar para vedrildiğini, bu nedenle ücretin eki niteliğinde sayılmayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Somut olayda, davacının tır şoförü olarak asgari ücret + prim esasına göre çalıştığı kabul edilmeli, doğru sonuca varılabilmesi için, davacının yurt dışı seferlerinde kullandığı işverene ait araçların tüm sefer kayıtları ile davacının pasaportundaki tüm kayıtların yurttan çıkış yaptıktan sonra farklı ülkelerin gümrüklerinden geçişlerini gösterir şekilde işverenin tutmuş olduğu tüm sefer kayıtları getirtilmeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun 220. maddesindeki düzenlemede dikkate alınarak, davacının bütün seferlerinin işverenin kayıtları altında gerçekleşmiş olduğu düşünüldüğünden belirtilen işyeri kayıtlarına ulaşılmalı ve bundan sonra elde edilecek bilgilerle birlikte deliller yeniden değerlendirmeye tabi tutularak, davacının ve diğer tır şoförlerinin de ortalama aylık sefer sayısı ve dolayısıyla ücreti belirlenmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı işçinin fazla çalışma alacağına hak kazanıp, kazanamadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği … sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, davacının … tır şoförü olarak çalıştığı, çalışması karşılığı aylık ücretine ek olarak sefer başına prim ödemesi aldığı anlaşılmış olup, davacının şoför olarak günlük araç kullanma saatlerinden fazla araç kullanamayacağı ve sefer başına prim alarak kendi çalışma saatlerini kendileri belirlediklerinden fazla çalışma ücretine hak kazanamayacağı düşünülmeden fazla çalışma ücreti alacağının reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.