Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/6481 E. 2012/26123 K. 22.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6481
KARAR NO : 2012/26123
KARAR TARİHİ : 22.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı işçi, davalı işverence haklı bir neden olmadan sözleşmesinin feshedildiğini … sürerek kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin, genel tatil ve hafta tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilinin istemiştir.
Davalı, davacının işyerinde ihale ile güvenlik hizmetini üstlenen dava dışı şirketin işçisi olduğunu, alacakların bu şirketten talep edilebileceğini, davacının işyerindeki olumsuz davranışları nedeniyle şartnamedeki hükümlere göre şirketten değiştirilmesinin istendiğini ve talebin yerine getirildiğini, yerine başka güvenlik elemanının gönderildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davalı ile yüklenici şirket arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğunu, feshin altı günlük süreden sonra yapıldığını ve davacının savunması da alınmadığından geçersiz olduğunu belirterek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Dosya içeriğinden, davacının davalı … Bakanlığına ait hastanede güvenlik hizmetleri işini ihale ile alan ESL Güvenlik Hizmetleri Ltd Şti’nin güvenlik amiri olarak çalıştığı, şirketle davalı Bakanlık arasında geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Niteliği itibariyle hastane işyerinde güvenlik hizmeti, hastane çalışanları açısından güvenli bir çalışma ortamının sağlanması için çok önemli olduğu gibi hasta ve yakınları için önemlidir. Bu kapsamda hastane yönetimi güvenlik hizmetini alt işverene vermiş olsa da işyerinde güvenlik açısından alınması gereken önlemleri ve uygulamaları şartnameye uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetleme hakkına sahip olduğu da tartışma dışıdır.
Somut olayda davacı hakkında tutulan bir çok tutanağa göre hastane yönetimi tarafından yapılan çalışma usul ve yöntemlerine davacının uymadığı gibi, hastane yönetimince yapılan planları şirket güvenlik amiri olarak değiştirmeye çalıştığı, güvenlik elemanlarının hastanedeki görev yerlerini kendi insiyatifine göre değiştirerek yönetim ile olumsuz bir süreç yaşadığı ve en son bu konuda tanıkların da doğruladığı şekilde başhekimin odasında başhekime hakarette ve görevden aldırma tehdidinde bulunduğu, üzerine yürüdüğü, araya giren tanıklarca davacının odadan dışarı çıkartıldığına dair 03.09.2008 tarihinde tutanak düzenlendiği, davacının kendi kusurlu hareketleri nedeniyle iş düzenini bozduğu, teknik şartnamenin 4/j. maddesi uyarınca yüklenici elemanlarının yaptıkları işi hastane düzenini bozmadan yapmaları gerektiği, şartnamenin 3/s. maddesi uyarınca davalı idarenin hak ve yetkisini kullanarak yüklenici firmadan 03.09.2008 tarihinde davacının değiştirilmesini talep ettiği ve yüklenici firmanın da 09.09.2009 tarihinde davacının iş sözleşmesini şartnamedeki cezai şart nedeniyle feshettiği, yasaya göre haksız olan bu feshin sonuçlarından idarenin sorumlu olduğunu belirterek bu talebi yerine getirdiğini, davacının yerine başka bir güvenlik görevlisini görevlendirdiği, bu durumun davacıya 08.09.2008 günü bildirildiği anlaşılmıştır. Alt işveren davacının iş sözleşmesini sadece kendisinin cezai şartla karşılaşmaması için istemeden fehsettiğini belirtmiştir. Oysa davalı yazışmalarında sadece davacının değiştirilmesini istemiş, alt işveren de bu talebe uyarak değiştirmiştir. Alt işveren davacının iş sözleşmesini feshetmek yerine başka bir işinde değerlendirebilir iken bunun yerine cezai şarttan kurtulmak için fesih işleminde bulunmuştur. Kanun ve yerleşik uygulamaya göre işçilik alacaklarından alt işverenle birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu olan asıl işverenin bu olayda da sorumlu olup olmayacağı tartışma konusudur. Müteselsil sorumlulardan biri, diğeri hakkındaki sorumluluğunu artırıcı davranışta bulunması halinde bu davranışın sonuçlarından kendisinin sorumlu olması gerekir. Olayda da feshe bağlı olan kıdem ihbar tazminatından davalı … Bakanlığının sorumlu tutulması isabetsiz olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.