YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6634
KARAR NO : 2012/26831
KARAR TARİHİ : 30.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, ücret, fazla çalışma, yıllık izin, hafta tatili, kıdem tazminatı ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; davacının davalıya ait …Çamaşır Yıkama Fabrikasında 1995/ Mart-24.06.2006 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını, 24.06.2006 tarihinde ücretlerin ödenmemesi, yıllık ve haftalık izinlerin kullandırılmaması gibi çalışma koşulları nedeniyle işten ayrıldığını, işlerin yoğun olduğu yaz aylarında 08:00-21:00 saatleri arasında, kış aylarında ise 08:00-18:00 saatleri arasında çalıştığını, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, işten ayrılma tarihinde iki aylık ücreti ödenmediğini, yıllık ve haftalık izin taleplerinin kabul edilmediğini, tüm çalışma döneminde sigorta primlerinin eksik yatırıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak üzere; ücret, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, kıdem tazminatı, genel tatil ücreti alacağının davalıdan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece, davacının 1 ay 10 günlük ücretinin ödenmediği, çalışmalarının SGK’na bildirilmediği, fazla çalışmalar ile hafta ve genel tatil ücreti alacaklarının ödenmediği nedenleriyle iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı sebeble feshedildiği, davacının kıdem tazminatını alması gerektiği, haftanın 7 günü, 08:00-19:00 saatleri arası günde 1 saat ara dinlenmesi yaparak fiilen 10 saat, haftada hafta tatili günü hariç 60 saat çalıştığı, normal çalışma süresinin mahsubundan sonra 15 saat fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ve genel tatillerde çalıştığı, 138 gün ücreti izne hak kazandığı, izinlerinin kullandırıldığı veya ücretinin ödendiğinin davalı işverence belgelerle kanıtlanamadığı, davacının talep ettiği işçilik alacaklarına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. İşçiye işyerinde çalıştığı sırada ara dinlenmesi verilip verilmediği ve süresi konularında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
İşçinin günlük iş süresi içinde kesintisiz olarak hiç ara vermeden çalışması beklenemez. Gün içinde işçinin yemek, çay, sigara gibi ihtiyaçlar sebebiyle ya da dinlenmek için belli bir zamana ihtiyacı vardır.
Ara dinlenmesi 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az onbeş dakika, dört saatten fazla ve yedibuçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedibuçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedibuçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. 4857 sayılı Kanun’un 63. maddesi hükmüne göre günlük çalışma süresi 11 saati aşamayacağından, 68. maddenin belirlediği yedibuçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok 11 saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde 11 saate kadar olan çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saat ve daha fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak verilmelidir.
4857 sayılı Kanun’a İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliğinin 3. maddesinin 2. fıkrasında, ara dinlenmelerinin ilkim, mevsim, yöredeki gelenekler ve işin niteliğine göre yirmidört saat içinde kesintisiz oniki saat dinlenme süresi dikkate alınarak verileceği hükme bağlanmıştır. Adı geçen yönetmeliğin 3. maddesinin 1. fıkrasında da ara dinlenme süresinin çalışma süresinden sayılmayacağı açıklanmıştır.
Dosya içeriğinden, davacının 01.04.1996-10.07.2006 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde asgari ücretle bekçi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin, son 1 ay 10 günlük ücret ile fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili ücretlerinin ödenmemesi nedenleriyle davacı tarafından haklı nedenlerle feshedildiği, tanık beyanlarına göre hafta tatili ve genel tatillerde çalışma yapıldığı, fazla çalışma olduğu, 2006/Haziran-Temmuz aylarına ilişkin bir ay on günlük ücret alacağının işverence ödenmediği, hak kazanılan yüzotuzsekiz günlük yıllık iznin kullandırıldığına veya ücretlerinin ödendiğine dair belge sunulmadığı anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının günlük 08:00-19:00 saatleri arasında onbir saat çalıştığı kabul edilmiş olup, onbir saat ve üzeri çalışmalarda en az birbuçuk saat ara dinlenmesi yapıldığının kabul edilmesi gerektiği dikkate alınmadan, bir saat ara dinlenmesi yapıldığının kabul edilmesi hatalıdır.
Öte yandan, davacının dava dilekçesinde kış aylarında günlük 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını beyan ederek fazla çalışma ücreti talep ettiği anlaşılmış olup, mahkemece talep aşılarak kış aylarında da 18.00-19.00 saatleri arasında çalışma olduğu kabul edilerek HMK’nun 26. maddesine aykırı davranılması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.