Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/10038 E. 2013/11820 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10038
KARAR NO : 2013/11820
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin geçerli sebep bulunmaksızın feshedildiğini iddia ederek yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilerek en çok dört aylık boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama halinde sekiz aylık ücreti tutarında iş güvencesi tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin Fortis Bank’ı devralması neticesinde personel yönetmeliklerinin yeknesaklaştırılması ihtiyacı doğduğunu, bu amaçla yeni bir personel yönetmeliği hazırlandığını, davacının yapılan değişikliği kabul etmediğini ve iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17 18 ve 22. maddeleri uyarınca işletmenin ve işyerinin gereklerinden kaynaklanan geçerli sebeplerle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının yeni iş sözleşmesini imzalamaktan kaçınmasında haklı sebebinin bulunduğu, feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, olaya uygulanması gereken hükümler 4857 sayılı Kanun’un 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 22. maddesi uyarınca, “İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir.” Bu maddeye dayanılarak yapılacak değişiklik feshinde; değişiklik ve fesih bildirimlerinin yazılı yapılması ve sebeplerinin de yazılı gösterilmesi geçerlilik koşuludur.
Dosya içeriğine göre, davalı şirketin Fortis Bank’ı devraldığı, bu işlem ile birlikte davalının birleşen bankalara ait personel yönetmeliği ve insan kaynakları yönetmeliğini kaldırarak tüm personeli kapsayacak yeni bir insan kaynakları yönetmeliği hazırladığı ve tüm personele değişikliklerin neler olduğunu da açıklamak suretiyle değişiklik teklifinde bulunduğu, davacının bu kapsamda değişiklik teklifini 16.02.2011 tarihinde tebliğ aldığı ve 23.02.2011 tarihinde değişiklik önerisini kabul etmediğini beyan ettiği, davalı tarafından da davacının iş sözleşmesinin değişikliğin geçerli sebebe dayandığı iddiasıyla 4857 sayılı Kanun’un 22. maddesi kapsamında geçerli sebeple feshedildiği anlaşılmaktadır.
Davalının birleşme dolayısıyla tek bir insan kaynakları yönetmeliği hazırlaması işletmesel bir ihtiyaç olduğu gibi iş barışının korunması bakımından da gereklidir. Bu noktada aynı işyerinde aynı işi yapan ve aynı özelliklere sahip olan fakat farklı personel yönetmeliklerinden dolayı farklı haklara sahip olan işçilerin bulunmasının işveren tarafından arzu edilmemesi makul karşılanmalıdır. Bununla beraber personel yönetmeliği değişikliğinin geçerli sebebe dayandığının ispatı bakımından bir takım kriterlere uyulması gereklidir. Bu kriterler ölçülülük ilkesi kapsamında yer alan; elverişlilik, gereklilik ve oranlılık ilkeleridir. Buna göre, değişiklik işletmesel karar ile ulaşılmak istenen amaç bakımından elverişli bulunmalı, ayrıca gerekli ve oranlı olmalıdır. Dosya kapsamına göre, önceden uygulanan personel yönetmeliğinden farklı olarak cumartesi günü eski TEB yönetmeliğinde olduğu gibi yıllık izin süresi içinde sayılmış ve jestiyon primi yerine performans primi getirilmiş, kreş yardımı kaldırılmıştır. Öte taraftan davacı lehine SPF başarı ödülü uygulaması getirilmiş, doğum paketi ve evlilik yardımı uygulaması ise genişletilmiştir. Bunun dışında davacının unvanında, çalışma süresinde, yıllık izin süresinde ve asıl ücretinde bir değişiklik olmamıştır. Görüldüğü üzere yeni insan kaynakları yönetmeliğinde hem davacı lehine hem de davacı aleyhine değişiklikler olmakla birlikte taraflar arasındaki menfaat dengesinin bozulduğu ve amaçla araç arasında oransızlık bulunduğu söylenemez. Ayrıca söz konusu değişiklikler davalı şirket nezdindeki personel rejiminin yeknesaklaştırılması noktasında gereklilik ve elverişlilik kriterlerine de uygundur. Nitekim dairemizin benzer davalarda verdiği kararlar da aynı doğrultudadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından harcın yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 55,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 21.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.