YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10083
KARAR NO : 2013/17049
KARAR TARİHİ : 10.07.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı Botaş Boru Hatları A.Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin “Petrol Yayılımını Modelleme, Engelleme ve Toplama Uzmanı” olduğunu ve “BTC Ham Petrol Boru Hattı Proje Direktörlüğü” ile imzalamış olduğu 05.02.2003 tarihli sözleşmesinin hükümlerine göre 05.06.2005 tarihine kadar aylık 10.000,00 USD ücret ile teknik danışman olarak çalıştığını, sözleşmesinin tek taraflı olarak BTC Proje Direktörlüğü tarafından feshedildiğini, 13.04.2005 tarihinde Batman Dörtyol Petrol Hattında olan patlama sonucunda yaklaşık 39.000,00 varil petrolün Atatürk Barajı Göletine akmaya başladığını, işverenin görev emirleriyle müvekkilinin olay mahalline gittiğini ve çalışmalarıyla temizliğin yapıldığını, ancak müvekkilinin verdiği bu hizmetlerin karşılığının müvekkilinin işvereni olmayan davalı şirket tarafından kendisine ayrıca ödenmesi gerekmesine rağmen ödenmediğini, müvekkilin sahip olduğu uzmanlık alanındaki hizmetin saat ücretinin 180,00 USD-220,00 USD arasında olduğunu iddia ederek ücret alacağının faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı BOTAŞ vekili; iş mahkemesinin görevli olduğunu, davacının BTC proje direktörlüğü ile iş sözleşmesi imzaladığını ve davalı şirket açısından husumetin bulunmadığını, BTC proje direktörlüğünün kendisine özgü bütçesi olan, BOTAŞ’dan bağımsız olarak işçi istihdam eden bir kuruluş olduğunu, söz konusu direktörlüğün BOTAŞ Genel Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyet göstermesinin ayrı işveren olmadığı anlamına gelmeyeceğini, zira kendi karar alma mekanizmasının bulunduğunu, davacının direktörlük tarafından geçici görevlendirme ile defalarca Şanlıurfa’ya gittiğini, ücretinin, saha tazminatı ile harcırahının BTC direktörlüğü tarafından ödendiğini, davacının taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı BTC Proje Direktörlüğü vekili; diğer davalı ile direktörlüğün farklı kuruluşlar olduğunu, davacı ile belirli süreli iş sözleşmesi yapıldığı, yaptığı işin ise uzmanlık alanına giren bir iş olduğunu, davacının petrol yayılımını modelleme – engelleme ve toplama uzmanı olduğunu, davacının ücret ve diğer haklarını ödendiğini, yaptığı iş için ayrıca ücret istemesinin mümkün olmadığını, zaten davacının işverenin izni olmaksızın gelir getiren başka bir iş de yapamayacağını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını ifade ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacıya yaptığı iş karşılığı ayrıca ücret ödenmesi gerektiği, davacının sözleşmesi karşılığı ücretlerini alması nedeniyle bu miktarın mahsubu gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin ücret alacağı bulunup bulunmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesinin 1. fıkrasında; genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. İş sözleşmesinin unsurlarından biri olan ücret, işçinin iş sözleşmesi yapmaktaki amacı olup işverenin ücret borcu işçinin iş görme borcu ile karşılıklı değişim içindedir.
Davacı işverenin BTC Proje Direktörlüğü olduğunu iddia ederek ayrıca ücret talep ettiği işi ise diğer davalı olan BOTAŞ’ a karşı yerine getirdiğini ileri sürmektedir.
Davacının talebinin yerinde olup olmadığı, davalı BOTAŞ’ın davacının işvereni olup olmadığı ve davacının yaptığı işin iş sözleşmesiyle yapmayı taahhüt ettiği işler kapsamında yer alıp almadığı problemlerinin çözümüne bağlıdır.
Davalı BOTAŞ’ın uluslararası sözleşmeler gereğince BTC boru hattında Türkiye’nin yükümlülüklerini yerine getirecek anahtar teslim müteahhit olduğu görülmektedir. BOTAŞ’ın bu uluslararası sözleşmeler uyarınca yapmakla yükümlü olduğu işler kapsamında söz konusu BTC boru hattının Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki yapımının gerçekleştirilmesi için diğer davalı BTC Proje Direktörlüğünün BOTAŞ bünyesinde kurularak faaliyete geçirildiği anlaşılmaktadır.
BTC Proje Direktörlüğü tüzel kişiliğe sahip olmayan ve kurulma amacı ve süresiyle sınırlı olarak faaliyette bulunan BOTAŞ’a bağlı bir birimdir. BTC Proje Direktörlüğü tarafından yürütülen iş, nihai olarak BOTAŞ’ın üstlendiği işin kendisidir. Ayrıca davacının iş sözleşmesinin işveren tarafının da davalı BOTAŞ’ın Yumurtalık Serbest Bölgesi Şubesi olduğu, davacının ücret ödemelerinin de yine aynı şube tarafından gerçekleştirildiği gözlemlenmektedir. Şu halde davalı BOTAŞ davacının işverenidir.
Diğer taraftan davacının petrol sızma danışmanı olarak görev yaptığı uyuşmazlık dışıdır. Davacı iş sözleşmesiyle asıl işi dışında pozisyonuna uygun ve yapabileceği mantıklı diğer işleri yapmayı da taahhüt etmiştir. Dosya kapsamına göre, davacının çevresel risk analizleri yaptığı, risk gerçekleştiğinde de gerekli arındırma ve temizlik işlerini yapmayı iş sözleşmesiyle üstlendiği görülmektedir.
Somut olayda, 13.04.2005 tarihinde Batman’ da petrol boru hattının patladığı ve Şanlıurfa’da göle sızıntı olduğu, davacının da bu kapsamda sızıntının giderilmesi için görevlendirildiği, davacı tarafından söz konusu sızıntının çevresel sonuçlarının ortadan kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Görüldüğü gibi davacının ayrı ücret talebinin dayanağını oluşturan yukarıdaki iş, iş sözleşmesiyle taahhüt ettiği işten ayrı ve farklı bir iş değildir. Bu belirlemelerden sonra diğer davalının da işveren sıfatına sahip olup olmadığının tartışılması somut olay bakımından bir fayda sağlamayacaktır.
Sonuç olarak, davacı iş sözleşmesiyle üstlendiği işi işverenine karşı yerine getirmiş olup davacının ayrı ücret talebi hukuki dayanaktan yoksundur. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.