YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10333
KARAR NO : 2013/12594
KARAR TARİHİ : 28.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı-karşı davalı yıllık ücretli izin, kıdem, ihbar tazminatı, eksik ödenen ücret, fazla mesai, ulusal bayram genel tatili, hafta tatili ücreti alacağının ödetilmesine, davalı-karşı davacı ise, ihbar tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, asıl davayı kısmen hüküm altına almış, karşı davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı-karşı davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, davalıya ait Show TV Ankara bürosunda fiilen 24.07.2002 tarihinde muhabir olarak çalışmaya başladığını, sigortalılığının Basın İş Kanunu hükümlerine göre yapılmadığını, 5953 sayılı Kanuna tabi olarak 19.09.2003 tarihinde davalı işverenlikçe iş sözleşmesi imzaladığını, davacı gazetecinin Ankara 32. Noterliğinden keşide ettiği ihtarname ile diğer personele yapılan ücret zammının yapılmamış olması aylık ücretlerinin bordrolarda düşük gösterilmesi, maaşın her ayın başında peşin olarak ödenmesi gerekirken sürekli gecikme ile ödenmesi diğer parasal haklarının ödenmemesi sebebi ile iş sözleşmesini haklı olarak feshederek alacaklarının ödenmesini talep ettiğini beyanla yıllık izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti ve ücret alacakları ile günlük yüzde beş fazlasının ödetilmesi isteklerinde bulunmuştur.
Davalı işveren, alacaklarının zaman aşımına uğradığını beyanla zaman aşımı itirazında bulunarak esasa yönelik olarak Basın İş Kanununa göre ücretlerinin geç ödendiğinden bahisle istifa eden gazetecinin kıdem tazminatı hakkının doğmayacağını ve istifa ederek ayrılan işçinin ihbar tazminatına da hak kazanamayacağını, istifaen işten ayrıldığını, davacı işçinin haklı fesih sebebi olmaksızın 5953 sayılı Kanun’un 7. maddesine aykırı olarak iş sözleşmesini bildirim süresine uymaksızın sona erdirdiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ihbar tazminatından 1.200,00 TL’nin davacı karşı davalı işçiden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, 01.02.2011 tarih 2009/183 esas-2010/437 karar sayılı ilam ile davacının davalı firmada gazetecilik hizmeti verdiği sırada ücretlerinin süresinde ödenmemesi sebebi ile ihtarname çekerek iş sözleşmesini feshettiği, davacının feshin ücretlerin zamanında ödenmemesi sebebi ile haklı sebebe dayandığı gerekçesiyle kıdem tazminatı ile diğer bazı isteklerin kısmen kabulüne karar verilmiş karşı dava reddedilmiştir.
İlgili kararın davalı-karşı davacı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 27.11.2011 tarih 2011/14892 esas-2011/9912 karar sayılı ilamı ile taraflar arasında 27.04.2002 ve 19.09.2003 tarihlerinde iki kez iş sözleşmesi imzalanmış olup aylık ücret miktarlarının bu sözleşmede gösterildiği, davacının sonraki dönemlere ilişkin ücretlerinin ne şekilde belirlendiğinin dosya içeriğinden anlaşılamadığı, hükme esas alınan raporda davacı işçinin alması gereken ücretler ile aldığı ücretler ve fark ücretlerin aynı tabloda gösterilmediği, sadece eksik ücretler gösterilerek denetime elverişsiz şekilde hesaplama yapıldığı, eksik ödeme ile ikramiye arasındaki ilişkinin açıklanmadığı, gerekirse mali müşavir bir bilirkişiden rapor alınarak dayanakları da gösterilmek suretiyle eksik ücret ödemesi olup olmadığı belirlenmesi gerektiği, kıdem tazminatı için kanuni faiz yerine bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmesi hatalı olduğu, Taktiri indirim sonucu reddine karar verilen miktar yönünden davalı karşı davacı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesininde doğru olmadığı belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, eksik ödenen ücret alacağının belirlenmesi açısından ek bilirkişi raporu alınarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı işçi, sözleşme ile kararlaştırılan aylık ücret miktarının tam olarak ödenmediğini ileri sürerek ücret farkı isteklerinde bulunmuştur. Davalı işveren ücretlerin tam olarak ödendiğini savunmuştur.
Davacı ile davalı işveren arasında 27.04.2002-19.09.2003 tarihli iki ayrı sözleşme imzalandığı görülmektedir. 27.04.2002 tarihli ilk sözleşmede, davacının aylık ücreti 375,00 TL olarak belirlenmiş ve her aya eşit miktarda yayılmak sureti ile yılda dört maaş tutarında ikramiye ödeneceği düzenlenmiştir. 19.09.2003 tarihli ikinci sözleşmede ise, davacının aylık ücreti 500,00 TL olarak belirlenmiştir. Bu sözleşmede davacıya ikramiye ödeneceği yönünde bir düzenleme bulunmamaktadır.
Davacıya 19.09.2003 tarihli 2. sözleşme sonrası aylık 375,00 TL ücret ve 125,00 TL ikramiye olmak üzere toplam 500,00 TL ödendiği ücret bordroları içeriğinden anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının sözleşme ile ikramiye hariç aylık 500,00 TL olarak belirlenen ücretinin 375,00 TL olarak ödenmesi sebebi ile fark ücret alacağı doğduğu belirtilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde ilgili dönemde işyerinde ikramiye uygulaması bulunduğunu ileri sürmemektedir. Her ne kadar taraflar arasında imzalanan ilk sözleşmede ikramiye uygulamasına yer verilmiş ise de, davacının itirazi kayıtsız imzaladığı 19.09.2003 tarihli 2. sözleşme ile ikramiye uygulamasının kaldırıldığı görülmektedir. Bordrolarda ücretin bir bölümünün ikramiye adı altında gösterilmiş olması, anılan dönemde ikramiye ödenmesi yönünde işyeri uygulaması bulunduğunu göstermez. Bu sebeple 21.12.2012 tarihli bilirkişi raporu hatalıdır. Davacının ücret fark alacağının bulunup bulunmadığı, 19.09.2003 tarihinden sonra ikramiye uygulamasının taraflar arasında imzalanan sözleşme ile kalktığı dikkate alınarak belirlenmeli ve bu hususta bilirkişiden yeniden ek rapor alınmalıdır. Eksik incelemeye dayalı karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.